Sayfalar

doğan kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğan kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2015 Salı

Ustam Ve Ben / Elif Şafak ( Yorum)







Kim ne der bilmiyorum ama Elif Şafak’a hayranlığım hiçbir zaman bitmez, her zaman bende aynı duyguyu hissettirir. Araştırma oluşuna ve gerçekten gelenekselin dışında konu başlıklarında yazışına hayranım.

Son kitabı olan ’Ustam ve Ben’i bitirmiş bulunmaktayım. Biraz havada kalan konuların olduğunu düşünsem de bence gayet başarılı bir eserdi. Mimar Sinan ve fil baz Cihan’ın arasında geçenleri anlatan bir roman. Birçok padişah dönemini anlatan bu roman Cihanın gözünden yazılmıştır. Cihan üvey babasından kaçarak bin bir türlü yalanla Osmanlı sarayına sığınmış olup bu arada Mimar Sinan’la tanışmıştır. Osmanlıca kelimelerin fazlaca olmasına rağmen yazma dilini çok beğendim. Olay örgüsü özellikle sonlara doğru heyecan içermeye başlıyor. Mimar Sinan’ın yapmış olduğu köprüler,camiler,hamamlar hakkında en azından yazar ufak bir dipnot yazsaydı bence daha iyi olabilirdir. Bunun dışında roman biraz kurgu olduğundan dolayı Mihrimah ile Cihan’ın aşkı bana pek inandırıcı gelmedi, o yüzden bende pek bir etki yaratmadı, kısacası okumak için okudum o bölümleri. Romanda benim en çok dikkatimi çeken saray dışındaki halkın yaşayışları,sokakları,geçim sıkıntıları hakkında bilgi vermesi güzeldi. Tabii en önemlisi hayvan sevgisi işte o gerçekten romanda ince ince bir nakış gibi işlenmiş. Bir insanın bir hayvan bu kadar sahip çıkması bu kadar onun için önem taşıması gerçekten çok  güzeldi. Yazar bence burada önemli bir konuya parmak basmış, yaratıcılığını kullanmış. Bence bunun meyvesini emin olun almıştır.



Dua etmek ilanı aşk etmektir.Yaradan'a olanı sevdanı açık etmek.
Nedendir açılıvermemiz birdenbire hiç tanımadığımızbir insana?Nedendir dile daha evvel kimselere söylemediklerimizi,başkasına değil de tek ona?Kalbimiz gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize sebep nedir?



4 Mart 2015 Çarşamba

Uyuyana Kadar / S.J.Watson (Yorum)




Gene bir gerilim polisiye romanını soluksuz okudum.

S.J.Watson'ın ilk romanı ''Uyuyana Kadar'' heyacanla okuduğum bir kitap oldu;bu yüzden Doğan Kitap'a teşekkür etmek istiyorum.

Uyuyana Kadar adlı eserdeki kahramanımız amnezi hastası Christine Lucas,her gün kendini yeni biri olaraka hiç birşey hatırlamadan uyanıyor.Geçmişi,yaşadığı yer,hayatı hakkında hiç birşey hatırlamıyor.Ve bunu hergün kısır döngü gibi yaşadığını düşünün.Gerçekten insan çıldırır.Ve etrafınızdaki insanların özellikle sizinle birlikte her sabah yanınızda kalkan birinin fotoğraflarla size açıklama yaparak geçmişinizi asize tanıtan eşiniz;ancak bir zaman sonra onunda sizden birşeyler sakladığını anlıyorsunuz.

Kitap çalan bir telefon le başlıyor.Kendisini Dr.Nash olarak tanıtan kişi Christine doktoru olduğunu iddia ediyor ve ona günlük tuttuğunu,günlüğün yerini ve ziyarette geleceğini söyler.Gün içerisinde doktoru ile diyalogları kocası ile arasında geçen diyaloglar,sorguladığı gerçekler....

Diğer okuduğum gerilim kitaplarından oldukça farklı bir gerilim kitabı.Sürükleyici,merak uyandırıcı ama en önemlisi umulmayan br sonla nihayete eren.

Eğer sizde farklı bir gerilim kitabı okumak isterseniz edebi kaygınız olmadan okuyabilirsiniz.

2 Mart 2015 Pazartesi

Asla Yapma / Koethi Zan (Yorum)

   Bir süredir okumak isteyip de bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Aslına bakarsanız bir de kitabı okumayı erteleyişimin sebebi bazı olumsuz yorumlardı. İyi ki o olumsuzlukları o kadar da uzun soluklu düşünmemişim. Çünkü okuduğuma hiç pişman olmadım Hatta çok keyif aldım.
   Psiko-gerilim türü olan bu kitap tam benlikti. Hem psikolojiye merakım hem de gerilim kitaplarına olan ilgimden dolayı iki kavramın birleşimi bana çok iyi geldi.
   Kapak da konuya gayet uygun olmuş.

   İki kız arkadaşın geçirdikleri bir kaza sonucu 'asla yapma' dedikleri bir liste yapmasıyla başlıyor hikayemiz. Asla başka bir arabaya binme, asla gece dışarıda kalma, asla yabancılara güvenme... diye gidiyor listeleri. Hayatlarını da bu doğrultuda yaşamaya başlıyorlar.
Üniversiteye başladıklarında da bu kurallar geçerli onlar için. Ama bir gün kuralları biraz esnetmek istiyor Sarah ve bir partiye katılıyorlar. Hatta biraz uzun kalıyorlar diyebiliriz. Jennifer huzursuzlanmaya başladı zaman da kendileri için kiraladıkları arabayı şirketten istetiyorlar. Asıl olaylarda burda başlıyor. Arabaya bindikleri ilk dakkalardan itibaren Sarah bir şeylerin ters gitti hissine kapılıyor. Ama bu düşünceye fazla tutunamıyor çünkü hemen uykuya alıyor. Gözlerini açtıklarında kendilerini bir mahzende buluyorlar. Fakat tek değiller. İki kız daha var. Tracy ve Christine. Tracy olayı kendince özetlemeye başlıyor. Sarah'ın bu durumda ilk aklına gelen Jennifer oluyor. Arkadaşı orta görünmüyor. Diğer kızlar bu durumun şans olduğunu söylediğinde ve işler açıklık kazandığında Sarah sonsuz işkence ve bitmek bilmeyen bir esaretin içinde bulur kendini.

   Sarah geçmişe baktığında oradan nasıl kurtulduğunu, yapılan işkenceleri ve kimseye söyleyemedikleini hala unutamamıştır. Hapisten gelen mektuplarda işleri daha da çıkmaza sokuyor onun için. Ama Sarah her şey bir kenara, Jennifer için bazı şeyleri açığa çıkarmak zorunda ve ona bunları yaşatan kişiyi hayatı boyunca hapiste tutmalı. Tabii bu o kadar kolay değildir. Tracy ve Christine'den yardım ister. Tracy ilk başlarda pek yanaşmasa da yardım etmeyi kabul eder. Ama Christine bu duruma yanaşmaz. (tabii şimdilik)

   Araştırma yaptıkça hiç bilmedikleri bir dünyanın içinde bulurlar kendilerini. KDSM içerikli bu şiddet eğilimli dünyada hem geçmişe gidecekler hem de hiç bilmedikleri bir gerçekle daha yüzleşeceklerdir.

   Kitap için yapılmış bir video var. Belki izlemek istersiniz. En azından benim anlatamadıklarımı videoda bulabilirsiniz :)


24 Aralık 2014 Çarşamba

Portobello Sokağı / Ruth Rendell (Yorum)

   Kesin birinin ahını aldım ben veya biri büyük beddua etti. Aklıma başka bir şey gelmiyor valla.
   Bu kitaba o kadar övgü yağdırıldığını görüp üzerine atlayan ve kitapta hayallerinin çöküşünü yaşayan masum blogger. Yani ben... Bu aralık ayı ne bahtsız geçti be kardeşim. Hani biri de çıkıp demiyor, almakla hata ettin bari okuma. O kitap sana göre değil diye. Yok yok üzerimde bir kötü bakış var benim. Bu kadar talihsiz olamam ben yaa :(

   Duydum sizi çok dertlendin dediniz dimi! Haksız değilim ama. Anlatımı dili, konu, konuya hakimiyet felan kötüydü ya. Bir ara ne okuyorum ben dedim. Allah'ım bunu bana dedirttin... Haa kitabı beğenenler varsa lütfen benimle iletişime geçsin. Zira düşüncelerini çok merak ediyorum vallahi.

   Hadi iki kelam da konuyu anlatayım. Artık ne anladıysam. Hikaye farklı yaşamları olan üç adamı konu alıyor. Ve bu adamların bir yerde hayatlarının nasıl kesiştiği. Biri babası tarafından istenmeyen bir evlat, biri bir hırsız ve diğeri de zengin bir adam. Tabi bu kişileri böyle kısa özetleyince bilindik geliyor ama karakterlerimizin kendine ait bazı özellikleri var. Mesela zengin olan Eugene, bağımlı gibi bir şey. Ama uyuşturucu değil. Şekere :D Ayy deli olacağım. Hani bildiğimiz draje şeker tarzı gibi bişe. Ya kim bu tarz şeyler bağımlı olabilir veya o düzeye gelebilir. Yazarı bu hayal dünyasından dolayı tebrik ederim. Nasıl bir dünyanız var bayan Rendell?

   Kitap adını nerden almış derseniz, hani bazı şehirlerde her türlü ihtiyacın satın alındığı cadde veya sokaklar vardır. Çarşı  gibi. Mesela Mersin de Pit Pazarı çarşısı, Adana da Çakmak Caddesi vs.. gibi. Portobello Sokağı da böyle. Her türlü dükkanın bulunduğu bir yer ve olaylar da bu sokakta.

   Neyse efenim konu bazı gelişmeler göstererek ilerliyor. Ama kasıyor insanı. Hadi bit artık dediğim çok zamanlar oldu. Bu birazda Doğan kitabın puntosundan kaynaklı sanırım. Ben alışmışım biraz daha iri puntoya. Okuması daha kolay. Doğan kitap sağolsun hiç vazgeçmiyor bu zorlu düzenden. Biraz okuru düşünelim lütfen, zaten kitaplarınız pahalı. Bir de okurken zorlanmayalım değil mi ama.

   Kendimi aralık ayının bahtsızı seçiyorum. Bu kadar vasat kitaplar üst üste kaç kişiyi bulurdu ki? Ehh ortada ben gibi biri varken başkasına ne hacet. Ama yok bu yorumdan sonra beni hiç bir zaman hayal kırıklığına uğratmayan bir yazardan kitap seçmeye kararlıyım. Bari kapanışı güzel yapalım. :D


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...