Sayfalar

yorumlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorumlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2014 Pazar

Lanetli Kızın Hayaleti / Kendare Blake (Yorum)

   Ne yalan söyleyeyim ilk kitap daha iyiydi. En azından olaylar ve kurgu vardı. Ama ikinci kitap da inanın hiçbir olay yoktu. Yani bu yazarların seri takıntısını da anlamış değilim. Tek kitapta bağlasanıza işe be kardeşim. Niye okuyucuyu kendinizden soğutursunuz. Sonra niye okunmuyor tartışması. Gereksiz ayrıntılar okuyucuyu yoruyor anlayın artık.

   Neyse efenim az sitem ettikten sonra gelelim konuya. İlk kitapta Anna diğer tarafa gitmişti zaten. Ama Cas onun iyi tarafa mı yoksa kötü tarafa mı gittiğini bilmiyordu. İçinde hep ona karşı bir şeyler vardı. Bu hisleri Anna'yı ara ara görmesiyle onun kötü tarafta olduğunu anlaması uzun sürmedi ve bedeli ne olursa olsun onun ruhunuz huzura kavuşturmak için Anna'nın peşine düştü. Biraz sancılı bir kurtarma vakası oldu Cas için. Çünkü Anna'yı kurtarmak öyle kolay olmuyor. Bir kere o ölürse yerine geçirilmesi için eğitilen biri var. Ama Cas onunlada dostluğu kuruyor. Arkadaşlarının ve yerine geçirilmesi için eğitilen Jestine'in yardımıyla Anna'yı kurtarmaya çalışırlar. Tabii karnına açtığı ölümcül bir yara ve büyü yardımı bunun yanında cabası.

   Bu kitabın hayal gücü bence biraz abartılmış. Veya benim yaş seviyem artık bunlara alaylı bakacak
derecede ilerlemiş :D Okurken çokta keyif aldığımı söyleyemem ama seriyi bitirmiş oldum en azından...



                              ALINTILAR


''Bazı şeyler yalnızca insanın kafasında olur bazen.'' (S/92)


''Cevapların insanın aklına daha fazla soru getirdiği doğruydu. Her zaman öğrenecek, keşfedecek ve yapacak daha fazla şey olurdu.'' (S/140)






9 Haziran 2014 Pazartesi

Evden Çok Uzakta / Kristin Hannah (Yorum)


Orijinal Adı: Home Fron
Sayfa Sayısı: 475
Yazar: Kristin Hannah
Goodreads Puanı: 4.12
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Gerçekten Hannah'ın çok büyülü bir kalemi var. Hele ki konu aile ise. Hannah bir başka.

Jo, alkolik babanın ve kendine hiç güveni olmayan bir annesinin ölümü sonucu kendini askeriyeye atmış ve o disiplinle yetişmişti. Her zaman kendini koruyabilen, kimseye ihtiyacı olduğunu hissetmeyen biri olmuştu. O nede olsa bir havacı askerdi.
Michael, Jo ile ilk ailesi öldüğünde, daha Michael stajer bir avukat iken karşılaşmış ve bu karşılaşmadan altı yıl sonra yani ikinci karşılaşmalarında evlenmişlerdi. Jo onu ilk gördüğünde aşık olmuş ve hayatını bu adamla geçireceğine karar vermişti.

Evinin her şeylerini beraber şeçmiş, kendilerine çok güzel bir ev kurmuşlardı. İki de kızları olmuştu. Betsy ve Lulu...
Betsy biraz hırçın ve etrafta ki insanların ne derler korkusu taşıdığı bir kızdı. Lulu ise daha çok küçük olduğundan annesinin neşe kaynağıydı. 

Jo ile Michael'in evlilikleri de bu sıralar pek iyi gitmiyor, Jo sürekli eve geç geliyordu. Hatta kızlarının faaliyetlerine bile işlerinden dolayı katılamıyordu. 
Bir gün tartıştılar ve Michael hiç istemede de olsa Jo'ya artık onu sevmediğini söyledi. Bu sözlerle neye uğradığını şaşıran Jo o an bile kendini bırakmadı.
Ertesi gün hiç zamanı olmayan bir haber geldi. Jo sevk ediliyordu. Yani savaşa gidiyordu. En yakın arkadaşı ile Tami ile birlikte...

Jo ailesini nasıl geride bırakacağını düşünüyor geceleri bu düşünce ile uyuyamıyordu. Kızlarının ona ihtiyacı olduğunda onların yanında olamadığını düşündükçe gözlerine yaşlar birikiyor ama bunun görevi olduğunu kendine hatırlatıyordu.
O gün gelip çatıı ve Jo, Tami ile birlikle senelerce eğitimini aldığı birliğe bu sefer görev için gittiler.

Jo'nun savaşta yaşadıkları, kızlarından uzakta her an ölüm tehlikesiyle ayakta kalma çabası ve her gün eve geri dönüşünü düşünerek geçirdiği günler..
Michael'in kendiyle ve Jo olmadan hayatla yüzleşmesi. Tabii bir de Jo'ya beslediği aşkı su yüzeyine çıkarması...

Peki Jo geri döndüğünde eskisi gibi çocuklarına anne olabilecek miydi?
Savaşın getirdiği yaraları nasıl saracaktı?
Ya saramadığı yaraları, unutamadığı anıları ne yapacaktı?

Çokça gözyaşı dökmeye hazır hissettiğinizde bu kitabı elinize alın ve okumaya başlayın...


Kitapla ve Hoşçakalın...



6 Haziran 2014 Cuma

Daima Aşk / Sandi Lynn (Yorum)


Orijinal Adı: Forever Black
Sayfa Sayısı: 363
Yazar: Sandi Lynn
Goodreads Puanı: 4.01
Yayınevi: Elf Yayınları
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Aman Allah'ım sen nasıl güzel bir kitaptın ve ben seni neden bu güne kadar keşfedemedim. Daha önce aklım neredeydi. Sanırım şuan bu sorunun peşine düşeceğim..

Şimdi konunun neresinden size bahsetsem, sonunda siz de benim gibi Connor'a aşık olacaksınız. Yani tam bir ümitsiz vaka topluluğuyuz. En iyi ben hemen yoruma geçeyim..

Elle'yi Klye'ın onu terk etmesiyle tanıyoruz. Ama sanmayın ki Klye aşık, sadece yalnız kalmaktan korkuyor. Çünkü hasta. Ama size hastalığını söylemeyeceğim. Çünkü o hastalık konuyu öyle yerlere getiriyor ki...

Connor Black... Ahh ne desem ki size. Seksi, yakışıklı, ağız sulandırıcı, zengin bir CEO ve kadın düşmanı.
Elle ve Connor aslında tamda olması gereken yerde, Connor'ın evinde tanışırlar ama bu normal bir tanışma değildir. Çünkü Elle onu, dün akşam kulüpten tam atılırken durumuna acımış ve evine götürmüştür.Onunla ilgilenir, yatağına yatırır ve sonrasında yorgun düşüp o da bir kenara kıvrılır. Ama Connor sabah onu görünce Elle'yi azarlar ve seviştiği diğer kadınlara nasıl davranıyorsa öyle davranır. Yani ucuz...
Tabii Elle ona haddini bildirir.
Ehh zaten konu da burdan sonra ateşleniyor. Elle nereye gitse Connor'ı karşısında bulur. Kendi olmasa da limuzini oradadır.Connor, Elle'yi yemeğe davet eder ve zamanla arkadaş olurlar. Tabii ikisi de bununla yetinemeyecektir.
Her ne kadar birbirlerine ve herkese 'biz sadece arkadaşız' deseler de tutku ve şehvet o dudakları birleştirecek, tenlerini alevle saracaktır.
Elli'nin sakladığı bir sırrı vardır. Her geçen gün bu sırrı Connor'a söylemek güçleşir. Bir gün Klye çıkagelir ve Elle'ye geri dönmesi için yalvarır ama Elle, Connor'a aşık. Klye öfkeyle Elle'nin sırrını Connar'a söyler. Coonor duyduklarına inanamaz ve Elle'ye kendisini daha ne kadar kandıracağını sorar. Sonra da çekip gider.

Aşkınız için ne kadar mücadele edebilirsiniz? 
Sonsuza kadar mı?
Peki ya ölümle yüz yüze iseniz?

Her satırı keyifle okuyacağınız bir kitap. Sanırım benim tam da okumaya ihtiyacım olan kitaptı. Umarım yayınevi serinin devamı için beni fazla bekletmez. :D


Kitapla ve Hoşçakalın...




3 Haziran 2014 Salı

Mustafa Kemal'e Aşklanmak (Yorum)



Kitabın Adı: Mustafa Kemal'e Aşklanmak
Yazar: Halil Bezmen
Sayfa Sayısı:302

Hani bazı kitaplar son sürat bir aksiyonla, bazıları gerilimle, bazıları da buram buram aşkla okunur. Ki bunlar ara ara beni yorarlar. Ama Mustafa Kemal'e Aşklanmak kitabını okurken insan kendinde bir dinginlik seziyor. Sade, yalın, su gibi.. Tıpkı Mustafa Kemal gibi...
Kitabımızın ana karakteri Cemile.. Aslında ben sadece Cemile demeyi yeğliyorum. Kitabın başlarında Cemile'nin asıl adını biliyoruz ama Mustafa Kemal onu Cemile ismiyle tanıdığı için ben sadece öyle hitap edeceğim.
Cemile güzelliği ile dillere destan bir kızdır. Yalnız onun güzelliği şatafata ve şımarıklığa gerek görmeyen bir akılcılığa sahiptir. Daha neyin ne olduğunu tam anlamadan Osman'a aşık olur. Ama Osman o kadar kibirli bir delikanlıdır ki tek bir gülle tüm ömür geçmez diye düşünür. Hemde bu erken yaşta. Bu sebepten ötürü Cemile ile yapmış olduğu nişanı bozar. Tabii Cemile bu tutuma çok farklı bir yaklaşım sergiler ki ben bile okurken 'hadi canım olur mu öyle şey' dedim. Velhasıl ayrılırlar. 
Cemile'nin çektiği acıyı gören babası Cemile'yi hemşirelik yapmak için hastaneye gönderme kararı alır. Çünkü ancak başkalarının acılarını gördükçe kendi acısının ne kadar hafif ve gereksiz olduğunu anlayacaktır.
Zaten Mustafa Kemal ile de orda karşılaşır. Ve o an asıl aşkın o olduğunu zamanla anlar ama uzaktan yaşanacak bir aştır bu onun için. 
Mustafa Kemal de o güzel gözlü kızı hep hatırlar.

Fazla detaya girmek istemiyorum. Aslında hikayenin büyük bölümü de bundan sonrası. Cemile'nin M. Kemal için besledi aşkı, o aşkı ondan habersiz satırlara dökmesi.. Her şey o kadar yalın ve saf bir dille harmanlanmış ki...
Ehh okuyun okutturun ne diyeyim. :)


Kitapla ve Hoşçakalın...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...