Sayfalar

Kristin Hannah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kristin Hannah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2015 Pazar

Sevgi Uğruna Yaptıklarımız / Kristin Hannah (Yorum)


Yürekleri burkan,bizi hem duygulandıran hemde sevindiren yazarımız Kristin Hannah'ın Sevgi Uğruna Yaptıklarımız kitabını bitirdim.Yazarımız gene harikaydı gene beni benden alıp götürdü.Yeri geldi hüzünlendim,yeri geldi heyecanladım,yeri geldi güldüm,yeri geldi kızdım hem de çok kızdım.

Kitaba başladığımda konuya hemen adapte oldum,beni asıl heyecanlandıran asıl iki acılı kadın arasındaki ilişkiydi.Kitapta geçenler bilindik konular gerçek hayatta da oluyor ama yazarım öyle bir anlatmış ki ağzım açık okudum.


Konusuna gelince;Bir türlü çocuk sahibi olamayan Angie ile erken yaşta hamile kalan Lauren'in hikayesini anlatıyor.

Angie,çocuk problemi yüzünden eşinden ayrılmış,ailesinin yanına West End'de taşınmıştır.Aile restoranının başına geçen Angie bir şekilde hayatına yoluna koymaya çalışmaktadır. Lauren ise okulda başarılı biridir fakat alkolik annesi tarafından hep bir hata olarak görülmüş en sonunda annesinin kendisini terk etmesiyle yapayanlız kalmış,hayatında gerçekten sevdiği tek insandan hamile olduğunu henüz öğrenmiş çaresiz bir genç kızdır. Tesadüfler bir şekilde bu iki insanın yollarının kesişmesine neden olur.Ancak büyüyen bu dostluk,doğacak bir bebek ile ciddi şekilde sınanacaktır.Ve hayat iki kadına anneliğin ya da anne olma ihtimalinin insanlara hangi kararları aldırabileceğini üzücü de olsa gösterecek.

İtalyan asıllı ailenin koşuşturmacalı  hayatın ve aralarında geçen komik diyaloglar bana gerçekten çok keyif verdi.Eğer okumadıysanız alın ve hemen okumaya başlayın. :)

Alıntılar:


Bazı kayıplar insanı derinden etkilerdi ve o yaranın bütünüyle kapanması için gereken zaman bir ömre sığmayacak kadar uzundu.
İçinde çok büyük bir sevgi var.Onu sürekli orada tutmaya çalışmak acı veriyor olmalı. 




29 Aralık 2014 Pazartesi

Gerçek Renkler / Kristin Hannah (Yorum)



                                                   Orjinal Adı: True Colours
                                                           Sayfa Sayısı: 508
                                                   Yayınevi: Pegasus Yayınevi
                                                      Yazar: Kristin Hannah
                                                      Goodreads Puanı: 3.86


   Kristin Hannah'la tanışmam açıkçası Ateşböceği Yolu ile oldu ve iyiki de oldu.Hatta kendime bile kızdım.''Niye bu kadar geç kaldım?'' diye, ama zararın neresinden dönersen kar kardır. :)

   Yazarın üçüncü kitabı Gerçekler Renkler'i bitirdim. Ama bir şey belirtmek isterim,belki benimle aynı fikirde olmayabilirsiniz ama ben daha önceki okuduğum iki kitabındaki (Ateşböceği yolu ve Kış Bahçesi) tadı alamadım. Evet, kitap kendi gerçekten çok güzel bir şekilde okutturuyor, bu da sanırım yazarımızın püf noktası. Yazarın anlatımı, hayal gücü ve kurgusu gerçekten çok güzel fakat çevirmen çok iyi çevirememiş kendinden eklediği cümleler çok olmuş, bu da nazar boncuğu olsun Pegasus'un.

   Gelgelelim konusuna kitabın; Vivi Ann, Winona, Aurora çiftlikte büyüyen üç kız kardeştir. Küçük yaşta annelerini kaybeden bu kızlar birbirlerine daha da bağlanmıştır. Winona, ailenin en zekisi olup avukat olmuştur. Water Edge, yani çiftliğin hukuksal ve mali işlemleriyle ilgileniyor. Aurora, ailenin ikincisi kendi halindedir. Richard adlı bir doktorla evlenip iki çocuk annesidir. Vivi Ann, ailenin gözbebeğidir. Her zaman babasının desteğini alan Vivi Ann, Water Edge elinde tutmak için herşeyi yapmaya hazırdır. Kasabaya gelen kızıldereli Dallas hayatlarına girene ve Vivi Ann ona aşık oluncaya kadar herşey artı ve eksileriyle devam etmekteydi. İlk önce bu ilişkiye Winona, daha sonra Harry (evin babası) karşı çıkmıştır. Fakat Vivi Ann ve Dallas hiç kimseyi dinlemeyip aşklarına devam etmiştir.Fakat bu aşkla birlikte bir çok felaket onları takip etmiştir.

   Kitapta yaşanan maceralardan, aşk, nefret, ihanet, intikam, sevgi, aile bağlılığı,kardeş kavgası yani hayatın bize getirmiş olduğu yaşanması gereken ya da yaşanması muhtemel olan her şey var. Bu kitap aynı zamanda sadece kardeşler arasındaki ilişkiyi değil, aile olma hissini taşıyan herkesin okuması gereken bir roman.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Uzak Kıyılar, Kristin Hannah [Kitap Yorumu]


Kristin Hannah benim için favori yazarlarım arasındaki kraliçedir. Sırasıyla çıkan ilk üç kitabını okuduktan sonra, kitaplarını satın alırken arka kapak yazılarını okuma gereği bile duymadım.

Her defasında kitaplarını çok beğendim diye yorumlar yaptım. Tek bir kitabına kötü demedim, kötü denmeyi de hak etmezdi zaten. Haksızlık olurdu. Hannah öyle içten yazıyor ki. Okurken kala kalıyorsun... Muhahakak o kitap sana bir şeyler katıyor... Hayatın bir parçasının daha farkına varıyorsun... Hemde salya sümük ağlaya ağlaya.
Fakat benim için Uzak Kıyılar kitabı diğerlerinden tam ters yöne ayrıldı. Bu kitaba da kötü demiyorum. Asla da diyemem. Yazarın kalemi gene muhteşemdi. Fakat bir dramdan çok kendini bulma hikayesiydi. Anne ile çocukları, kız kardeş arası ilişkileri değil, bir insanın hayattan beklentilerinin 'kalmamasını' anlatan romandı bu. Ve bu romanda beni asıl şaşırtan karakterleri sevememiş olmam. 

Birdy ile Jack'in yolları ayrılmalıydı. 
Kitabın sonunda 'tartışma konuları' diye bir bölüm var. Ben oradaki her soruya kitapta olandan ters cevap verdim.
Hele de Jack'e hiç ısınamadım. Nefret ettim adamdan. [SPOİ ->] Adam elli kusür yaşına gelmiş hala ünlü olmak derdinde... Şöhret ve şehvet derdinde. Karısını aldatıp duruyor... Nasıl seversin ki bu adamı? Elizabeth'de affediyo. Tamam aşıksın, çocuklarınız var. Yalnızlıktan korkuyorsun... Fakat yirmi kusür yıl sonra onu terk etme cesareti gösteriyorsun. Bir şeyleri başarma çabasına girişiyorsun... Ama çabaladıkça bir yandan birşeyleri başarıkça bir yandan da onu ne kadar sevdiğini hatırlıyorsun. Hoba gene mutlu mesut beraberler, kitap bitti...

Gel de sinir olma.. Hoş benim için Jack kendi kızı yaşında biriyle aynı yatağa girdiği an bitmişti ya o kitap...

Neyse...

Şimdi deli gibi Hannah'ın yeni çıkan 'Yaz Rüzgarı' kitabını alıp, okumak istiyorum. Hannah'ı gene Hannah paklar... Az ağlamak istiyorum... *_*



9 Haziran 2014 Pazartesi

Evden Çok Uzakta / Kristin Hannah (Yorum)


Orijinal Adı: Home Fron
Sayfa Sayısı: 475
Yazar: Kristin Hannah
Goodreads Puanı: 4.12
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Gerçekten Hannah'ın çok büyülü bir kalemi var. Hele ki konu aile ise. Hannah bir başka.

Jo, alkolik babanın ve kendine hiç güveni olmayan bir annesinin ölümü sonucu kendini askeriyeye atmış ve o disiplinle yetişmişti. Her zaman kendini koruyabilen, kimseye ihtiyacı olduğunu hissetmeyen biri olmuştu. O nede olsa bir havacı askerdi.
Michael, Jo ile ilk ailesi öldüğünde, daha Michael stajer bir avukat iken karşılaşmış ve bu karşılaşmadan altı yıl sonra yani ikinci karşılaşmalarında evlenmişlerdi. Jo onu ilk gördüğünde aşık olmuş ve hayatını bu adamla geçireceğine karar vermişti.

Evinin her şeylerini beraber şeçmiş, kendilerine çok güzel bir ev kurmuşlardı. İki de kızları olmuştu. Betsy ve Lulu...
Betsy biraz hırçın ve etrafta ki insanların ne derler korkusu taşıdığı bir kızdı. Lulu ise daha çok küçük olduğundan annesinin neşe kaynağıydı. 

Jo ile Michael'in evlilikleri de bu sıralar pek iyi gitmiyor, Jo sürekli eve geç geliyordu. Hatta kızlarının faaliyetlerine bile işlerinden dolayı katılamıyordu. 
Bir gün tartıştılar ve Michael hiç istemede de olsa Jo'ya artık onu sevmediğini söyledi. Bu sözlerle neye uğradığını şaşıran Jo o an bile kendini bırakmadı.
Ertesi gün hiç zamanı olmayan bir haber geldi. Jo sevk ediliyordu. Yani savaşa gidiyordu. En yakın arkadaşı ile Tami ile birlikte...

Jo ailesini nasıl geride bırakacağını düşünüyor geceleri bu düşünce ile uyuyamıyordu. Kızlarının ona ihtiyacı olduğunda onların yanında olamadığını düşündükçe gözlerine yaşlar birikiyor ama bunun görevi olduğunu kendine hatırlatıyordu.
O gün gelip çatıı ve Jo, Tami ile birlikle senelerce eğitimini aldığı birliğe bu sefer görev için gittiler.

Jo'nun savaşta yaşadıkları, kızlarından uzakta her an ölüm tehlikesiyle ayakta kalma çabası ve her gün eve geri dönüşünü düşünerek geçirdiği günler..
Michael'in kendiyle ve Jo olmadan hayatla yüzleşmesi. Tabii bir de Jo'ya beslediği aşkı su yüzeyine çıkarması...

Peki Jo geri döndüğünde eskisi gibi çocuklarına anne olabilecek miydi?
Savaşın getirdiği yaraları nasıl saracaktı?
Ya saramadığı yaraları, unutamadığı anıları ne yapacaktı?

Çokça gözyaşı dökmeye hazır hissettiğinizde bu kitabı elinize alın ve okumaya başlayın...


Kitapla ve Hoşçakalın...



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...