Sayfalar

Müptela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müptela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2015 Pazar

Senli, Merve Akıncı [Kitap Yorumu]


''Bu bir günlük değil, bu senli bir anılar geçidi olacak.''

Gerçekten de öyle. Bu kitap günlük gibi ama bir günlük değil. Nasıl bir yorum yapabilirim bilmiyorum. hiç bu tarz bir kitap okumamıştım. Ve bazı kitaplar anlatılmaz denir ya Senli öyle bir kitap işte. Bambaşka...

Bu anılar geçidi beni derinden etkiledi. Kalbimin okurken ve hala tir tir titrediğini hissediyorum. Üzüldüm, korktum, sevdim, sevildim. Ve çok ama çok şaşırdım. Kitabın sonu beni tam manasıyla ters köşe etti! Yemin ediyorum ki kitap bittiğinde; Senli elimde hala açık vaziyette ağzım o şeklini almış haldeydi! Kırk yıl düşünsem, düşünseniz aklınıza asla gelmeyecek bir sonu vardı. Öyle bir yere bağlamış ki... Of of of!

Merve Akıncı'dan okuduğum ilk kitap bu. İyi ki de okumuşum. Ne yalan söyleyeyim kalemi beklentimin çok üstünde çıktı. Öyle hisli yazmış ki... Wattpad yazarlarına karşı bir ön yargım var ve Merve Akıncı o ön yargıyı kırdı geçti. Merve'yi gönül rahatlığı ile yazar olarak nitelendiririm. 

Senli'yi düşündükçe nefesim kesiliyor arkadaş! Yok böyle bir şey ya... 


Senli bir kitaptı. Bir romandı. Bir şiirdi. Bir günlük, bir defterdi. Ve aslında hiç biri değildi. Senli bambaşka bir şeydi. Senli kesinlikle duygular geçidiydi. Beni benden aldı...
Senli bir insanın başka birini kendinden bile daha çok sevmenin hikayesiydi. 
Karan ve Bahar'dan çok Bahar'ın Karan'a duyduğu aşkın hikayesiydi aslında. 



Aklınız da ve yüreğiniz de yer edecek, soluksuz okuyacağınız bir avuç sayfa...

Kesinlikle ama kesinlikle bu kitabı okuyun... 






3 Haziran 2014 Salı

Mustafa Kemal'e Aşklanmak (Yorum)



Kitabın Adı: Mustafa Kemal'e Aşklanmak
Yazar: Halil Bezmen
Sayfa Sayısı:302

Hani bazı kitaplar son sürat bir aksiyonla, bazıları gerilimle, bazıları da buram buram aşkla okunur. Ki bunlar ara ara beni yorarlar. Ama Mustafa Kemal'e Aşklanmak kitabını okurken insan kendinde bir dinginlik seziyor. Sade, yalın, su gibi.. Tıpkı Mustafa Kemal gibi...
Kitabımızın ana karakteri Cemile.. Aslında ben sadece Cemile demeyi yeğliyorum. Kitabın başlarında Cemile'nin asıl adını biliyoruz ama Mustafa Kemal onu Cemile ismiyle tanıdığı için ben sadece öyle hitap edeceğim.
Cemile güzelliği ile dillere destan bir kızdır. Yalnız onun güzelliği şatafata ve şımarıklığa gerek görmeyen bir akılcılığa sahiptir. Daha neyin ne olduğunu tam anlamadan Osman'a aşık olur. Ama Osman o kadar kibirli bir delikanlıdır ki tek bir gülle tüm ömür geçmez diye düşünür. Hemde bu erken yaşta. Bu sebepten ötürü Cemile ile yapmış olduğu nişanı bozar. Tabii Cemile bu tutuma çok farklı bir yaklaşım sergiler ki ben bile okurken 'hadi canım olur mu öyle şey' dedim. Velhasıl ayrılırlar. 
Cemile'nin çektiği acıyı gören babası Cemile'yi hemşirelik yapmak için hastaneye gönderme kararı alır. Çünkü ancak başkalarının acılarını gördükçe kendi acısının ne kadar hafif ve gereksiz olduğunu anlayacaktır.
Zaten Mustafa Kemal ile de orda karşılaşır. Ve o an asıl aşkın o olduğunu zamanla anlar ama uzaktan yaşanacak bir aştır bu onun için. 
Mustafa Kemal de o güzel gözlü kızı hep hatırlar.

Fazla detaya girmek istemiyorum. Aslında hikayenin büyük bölümü de bundan sonrası. Cemile'nin M. Kemal için besledi aşkı, o aşkı ondan habersiz satırlara dökmesi.. Her şey o kadar yalın ve saf bir dille harmanlanmış ki...
Ehh okuyun okutturun ne diyeyim. :)


Kitapla ve Hoşçakalın...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...