Sayfalar

nemesis kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nemesis kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Nemesis Yayınları Eylül Ayı Kitapları

 SONUNA KADAR


Yazar:Jennifer Probst (Çeviren: Yaprak Yılmaz)
Üretici:Nemesis Kitap


Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz.

Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık.

Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor.
Barmense sigara tiryakisi. Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor.
Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.
Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.
Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz. O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.
İşte size Gavin Luciano'nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin'in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek. 
Bu gerçek de onun ilham kaynağı. 
Alacağı intikam için. 
Sonuna kadar...

ÖLÜM BİZİ AYIRANA DEK

Yazar:Barbara J. Zitwer (Çeviren: Eda Tevrizci)
Üretici:Nemesis Kitap
Joey, iş için Amerika'dan İngiltere'ye gelmiştir. Son dönemlerde epey kötü gitmiş özel hayatı yüzünden, evinden uzakta olacağı bu dönemi, kafasını toplamak için de kullanmaya kararlıdır. Kaldığı evin kapı komşusu olan Ian ve kızı Lily ile tanışır. Sadece baba ve kızdan oluşan bu aile, hayatına tahmin etmeyeceği bir şekilde dahil olmuştur ve aralarındaki ilişki gittikçe güçlenmeye başlar. Ian, Joey'in hayatında gördüğü en farklı ve dingin erkektir. Ve bu dinginlik, geçmişte yaşadıklarından ileri gelmektedir.

Evinin yakınlarında koşuya çıktığı bir gün Joey, saklı kalmış bir göl keşfeder. Kışları buz tutan bu göl, beş kadının sığınağıdır adeta. Her gün gölün buz gibi sularında yüzmek için buluşan beş eski dost... Joey'i de aralarına davet ederler. Onlarla birlikte gölün soğuk sularında yüzmeye başlayan Joey, bu kadınlardan hayatla ilgili her gün yeni bir şey öğrenir. Ağızlarından çıkan her cümleden bilgelik akan bu kadınlar, Joey'i, hem kendini hem de Ian'ı anlayabileceği bir yola sokarlar. Ancak hayatta geri dönüşü olmayan bazı yollar vardır. Anlamak gibi... İnsan bir kez anladığında, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.


 GÖZDE BEKAR

Yazar:Inara Scoot (Çeviren: Defne Ege Taylan)
Üretici:Nemesis Kitap
New York'lu kadınların hayallerini süsleyen gözde bekâr Brit Bencher'ı herkes Öldüren Cazibe diye bilir. O bekletilemez, reddedilemez, istediği şeyi alması için neyi istediğini işaret etmesi yeterlidir.

Ancak madalyonun öbür yüzünde, ailesine son derece düşkün, şefkat dolu bir adam vardır. Özellikle söz konusu şey kız kardeşi olduğunda akan sular durur. Yaşadığı kötü günler nedeniyle büyük bir depresyon geçiren kız kardeşinin tek kurtuluş yolu, hiç kimsenin ulaşamadığı bir adamla görüşüp yıllarca üzerinde çalıştığı projeyi ona anlatmasıdır. Bu onu yeniden hayata döndürebilecek tek yoldur ancak Brit tüm şöhretine rağmen bu adama ulaşamayan insanlar arasındadır.

Sonunda bir yol bulur. Gizemli adamla görüşebilen tek kişi gibi görünen avukatına ulaşır. Tori Anderson. Doğrudan o adama ulaşmak istediğini söylese asla yardımcı olmayacak olan Tori'yi baştan çıkarmaya, böylece duygularını kullanarak ondan istediğini almaya karar verir. Ne de olsa o Öldüren Cazibe'dir. New York'lu modeller, kapak kızları, hatta neredeyse tüm kadınlar onun peşinden koşarken, Tori gibi bir avukatın ona hayır demesi mümkün değildir.

Öyle değil mi?

14 Ağustos 2015 Cuma

Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? / Ophelia London (Yorum)




   Nemesis Kitap'ın yeni çıkardığı Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? keyifle okunası bir kitap oldu benim için. Özellikle bu sıcak günlerde aklımı bir türlü okuduklarıma veremiyordum ve kendime beni bu durumdan çıkaracak kitap arayışına girmiştim. Eh tam da aradığımı bulmuş oldum. Çok ta kolay okunan tatlı bir hikayesi vardı. Kapakta çok güzel olmuş hakkını yememek gerek. Özellikle kalitesine bayıldım.

   Konusuna gelecek olursak, Tess okuduğu lisede hem müzik öğretmeni hem de koro başkanıdır. 15 yaşında ki terk edilişinin ardından erkeklere olan güveni pek yoktur ve bu sebeple çok seçicidir. En iyi arkadaşı olan Mac'in de Tess için bütün çabaları sonuçsuz kalır. Çünkü o hayallerinde ki erkeği bekler.

   Jack, boşanmasının ardından beş yıl geçmiş olmasına rağmen kızı için hala mücadele veren, yakışıklı, dayanılmaz bir gülüşe sahip, karizmatik ve Tess'i 15 yaşında terk eden kişidir. Talih bu ya Tass'in öğretmenlik yaptığı okulda yeni futbol koçu olmuştur.

   Okulun yeni dönem için yaşadığı bütçe sıkıntısından dolayı müdür iki dersten birini (koro yada futbol) kapatmak zorunda kalır ama bunu seçerken öğretmenlere bir teklifte bulunur. Jack'in koçluk yaptığı takım altı maçtan dördünü, Tess'in korosu ise birinci gelmelidir. Kim bunu başaramazsa dersi iptal edilecek. Jack ve Tess'in sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için bu yarışı kazanmaya ihtiyaçları var. Ama bence Jack'in yükü daha ağır. Çünkü kırdığı kalbi tamir de etmesi gerek :))

Savaşta ve aşkta her şey mubahtır diyen ikilimiz ellerinden gelen her şeyi yapar. Hatta kendilerine taraf çekmek amaçlı olayı gazeteye bile taşırlar.

En başta da belirttiğim gibi okunası çok keyifli bir kitap. Sürekli bir çekişme ve aşkın bu çekişmeye kattığı okunası hikaye.. Unutmayın, okuduğunuzdan keyif almak istiyorsanız Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk tam size göre :))


...''Mükemmel erkeği bekleyip duruyorsun,'' dedi Mac onun koluna dokunarak, ''ama öyle bir erkek yok tatlım.''


Blog Tur: Cast / Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk - Nemesis Yayınları



☼☼☼
►Tess◄
Esas Kız. Yerinde olmak istediğim kişi. =) Müzik öğretmeni. 15 yaşında Jack ilk buluşmalarına gelmeyince erkeklere güveni kalmıyor. Bu durumda da söz konusu ilişkiler olduğunda hiç şansı yok. Fazla seçici. ''Kendisi'' için mükemmel erkeği bekliyor.  =)







☼☼☼
►Jack◄
Esas oğlan.  Futbol koçu. İri yapılı, yakışıklı, hoş, çekici... =) Beş yıl önce boşanmış bir baba.







☼☼☼
►Jack'in kızı◄
Sekiz yaşında. Öyle bir babadan böyle bir kız olabilirdi: Çok tatlı. Kahverengi göz ve yine kahverengi, uzun dalgalı saçlar.





☼☼☼
►Charlie◄
Charlie, Tess'in korumacı ağabeyi. [Hep böyle bir ağabey istemişimdir] Charlie asker. Asker olduğu için disiplinli olmasını beklersiniz değil mi? Ama adam bildiğin uçarı. =)
Charlie'nin hikayesini serinin üçüncü kitabında okuyacağız.




☼☼☼
►Rick◄
Aslında Rick için aklıma direk Prison Break dizisinde ki Michael geldi. =) Karakterlerin kişilik özellikleri de biraz uyuyor sanki. =) Zeki bir o kadar da hırslı. Fakat Michael fazla esmer :-P
Rick nasıl mı? Kumral, yumuşak yüz hatları var. Sesli sesli iç geçirttirir. Mac'in de gelecekteki sevgilisi. Şimdi ki hikayeyi de gazete de kasabaya duyuran kişi.





☼☼☼
►Mac◄
Tess'in en yakın kız arkadaşı. Yeni gazete editörlerinden Rick'in göz koyduğu sarı dalgalı saçlı, fıstık gibi bir kız Mac. Tess ile aynı okulda öğretmen.
Mac'in hikayesini ise serinin ikinci kitabında okuyacağız.





☼☼☼
Ben Nemesis Yayınları'ndan çıkan Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? kitabını okurken karakterleri bu şekilde hayal ettim. Eğer bu kitap film olsaydı siz hangi oyuncuları yakıştırırdınız? Benim seçimlerimden değiştirmek istedikleriniz varsa aşağıya yorum bırakabilirsiniz. =)

11 Ağustos 2015 Salı

Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? / Opelia London



Orijinal Adı: Playing At Love
Seri Adı: Perfect Kisses
Seri Sıralaması: 1/3
Yazar Adı: Ophelia London
Tür: Günümüz Aşk
Yayınevi: Nemesis Kitap 



İçinizi ısıtacak sıcacık bir roman.

Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk?... Acaba bekler mi? =) Kitaba cuk diye oturan bir soru. Ve yine cuk diye oturacak klasik bir cümle: En büyük aşklar kavgayla başlar. Bizim durumumuz da karakterlerimiz kavga etmekten ziyade savaşsa da. =)

Kitapta, karakterler de çok tatlı. Nemesis'in yenilerinden. Kitabın kapağı da çok tatlı. Okurken elinizden bırakamayacağınız bir roman. Yazarın kalemi sade. Akıcı. Al eline uzan, o gün bitirirsin. Zira benim öyle oldu. Tess ve Jack'e kapıldım. Tamam ya kabul: Tess de kimmiş? Jack'e kapıldım. =)

Konuya girmeden önce seriden bahsetmek istiyorum. Kitap, Mükemmel Öpücük serisinin ilk kitabı. İkinci kitap Tess'in en yakın arkadaşının hayatını anlatırken üçüncü kitapta Tess'in ağabeyi'nin hikayesini okuyacağız. Ben merakla devam kitaplarını bekliyorum. Bir de seri kapakları birbirine uygun çıktı mı tadından yenilmez olur. =)

Ayrıca yorumlarımı takip eden bilir ben pek aşk romanları okumuyorum. Okuduklarımda da oldukça seçiciyim. Sadece aşka yönelik hiç bir kurgusu olmayan kitaplar beni bayıyor. Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? kitabı için diyeceği ilk şeyse kitapta geçen aşkın yanı sıra güzel bir kurgunun olup bunun başarılı bir şekilde ilerlemesiydi. O yüzden de gönül rahatlığı ile sıkılmadan okuyacağınız bir roman diyebiliyorum.

Gel gelelim konusuna =)

Tess bir koro öğretmenidir. Ve müzik bölümünün başkanıdır. Üstelik de işine ve müziğe aşıktır. [Bu kitabı okurken müzik dinleyin derim] Tabi iş hayatında ne kadar başarılıysa aşk hayatında da bir o kadar rezil haldedir. =) Eee erkek milleti. Seçici olmak lazım. Ama nereye kadar? =) Tess'in kalbi kırıklarla doludur. Kalbini kıran ilk kişide 14 yıl önce aşık olduğu Jack'dir.

Jack ise Tess'in okuluna yeni koç olarak gelir. İşi zor; takımı adam etmek. Lise öğrencileri ile uğraşmak kolay değil. Kendi gençliğimden biliyorum. Gerçi bizim Jack gibi koçumuz hiç olmadı ama... =)=)=)

Fakat Jack ve Tess'in işi zor. Çünkü okul bütçe kesintisi yapmayı planladıklarını söyler ve seçmeli derslerden biri müfredattan kalkacaktır. Bunlardan biri ya koro ya da futbol olacaktır. Tess ve Jack'in arasında ki savaş da böylece başlamış olur. 

Bir yandan işsiz kalmamak için birbirleriyle savaşırlarken bir yandan da kendi hisleriyle savaşmak zorunda kalan ikilimizi okumak tadından yenilmezdi. =) Yorumun en başında söylediğimi tekrarlayarak bitirmek istiyorum; Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? içinizi ısıtacak sıcacık bir roman.

Okuyun derim... =)=)=)




Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? ( Ön Okuma ve Tanıtım)



   Bu sıcak yaz günlerinde kitap okumak bile bazen insanı o kadar zorluyor ki.. Ehh birçoğumuzda bu sıkıntıdan muzdarip. Sanırım Nemesis Kitap bizim bu isyanımızı duydu ve tam da bu zamanlarda okunacak kitaplar sunmaya başladı. Bizde sizin için bu güzel kitaplardan birinin ön okumasını hazırladık. Biz okurken çok keyif aldık. Umuyoruz ki siz de seveceksiniz :))



15 Aralık 2014 Pazartesi

Atatürk'ü Ben Öldürdüm, İsmet Orhan [Kitap Yorumu]



Bu kitabı elime aldığımda ilk baktığım şey Atatürk'ü karalayan bir roman olup olmadığıydı. Çünkü isminden dolayı ikilemde kalabiliyorsun. Fakat yazar, Atatürkçü. Onun ilke ve inkilaplarını savunan, koruyan biri. Benim gibi... Ya da belki de sizin gibi.

En başta ben, yazarın neden kitaba bu ismi verdiğini açıklamak istiyorum. Atatürk'ü Ben Öldürdüm diyor çünkü; onu öldürmek için putlaştırdığımızı söylüyor. Onun adını her sokağa, mahalleye verdik. Öldürmek için kendisine benzemeyen portreler çizdik, sokakları kana bulayıp onun adını kullandık diyor. Onu öldürmek için hakkında olmadık dedikodular yarattık diyor. Ve bu kitabı ile Atatürk'ü bize anlatıyor.

Bu roman, Atatürk'ün doğumundan öncesi ile başlıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisini kurması ile son buluyor.

Kitapta Atatürk'e dair bilmediğim o kadar çok şey vardı ki, açıkçası ben bu nokta da ikinci kez ikilemde kaldım. Acaba doğru mu, yalan yanlış bilgiler mi..? Hiç bir okul kitabında öğretilmeyen şeyler [Buna şaşırmadım zaten] fakat Atatürk'ü anlatan onca roman okudum onlarda da bu bilgiler yoktu...

Mesela Mustafa Kemal'in doğmadan önce hastalıktan ölen kardeşleri varmış! Zübeyde Hanım ikinci bir evlilik yapmış ve başlarda Mustafa Kemal bunu istememiş. Kardeşi Makbule Hanım'a Makbuş dediğini kaçınız biliyordu? Ben ilk defa duydum. Mustafa Kemal'in evlenmeden önce aşık olduğunu bileniniz var mı? O da gençti sonuçta. Yakışıklıydı, heyecanlı bir delikanlıydı. Hiç bir zaman bu yönlerini okumadım ben.

Evet her zaman vatanı için her şeyden vazgeçmiş bir adamdır o. O, Atatürk!.. Ama aynı zamanda bir insan. Çocuktu, gençti... Erkekti. Yatılı bir okulda öğrenciydi. Evet, o zamanlar bile vatanı için bir şeylerin çabasındaydı. Fakat kaç kişi Harb Okulu'ndayken, padişah tarafından hapsedildiğini biliyor. O yaşında padişahın yaptıklarını onaylamadığını dile getiren bir gazete çıkardığı için hemde.

Ben bu kitapla Atatürk'e dair, onun nasıl Atatürk olduğuna dair bir çok şey öğrendim. Merakla okudum... Üstelik yazarın kalemini de çok beğendim. Olayları sıkmadan, anlaşılır bir akıcılıkta anlatmış.

Tavsiye ederim.


6 Aralık 2014 Cumartesi

Atatürk'ü Ben Öldürdüm / İsmet Orhan (Yorum)

  Bu günlerde okunması gereken kitapların, bana göre ilk sırasında olması gerek. İlk önce şunu belirteyim, kitaba isminden dolayı ön yargılı yaklaşılmamalı. Ben Atatürkçüyüm. Ve her zaman bununla da gurur duymuşumdur. Bu sebeple de kitabı okumak bana büyük bir haz verdi. Aklıma gelmişken şunu da belirteyim gazeteci-yazar İsmet Orhan'da bir Atatürkçüdür.
 
   İçeriğe değinmek istiyorum. Kitap bir biyografidir lakin birçok okuyucunun bildiği konulardan ibaret değil ve roman tarzında yazılmış. Bu da kitabı okurken sizi, ister istemez sanki bir solukta okunan bir hikayeye bağlıyor.
 
    Atatürk kimdir, nerede doğmuş, annesi babası kim, nerede okumuş, bizler için neler yapmış? Bu gibi soruların cevabını bir çoğumuz ilkokul sıralarında bize öğretilenle kadar biliyoruz. Kimimiz ona olan hayranlığa karşı bu bilgilerle kısıtlı kalmayıp kendimizce araştırma da yapmış olabiliriz. Ama ya bilmediğimiz öğrenemediğimiz diğer bilgiler? Ailesi, sevgileri, hüzünleri, acıları... kısaca bilmediğimiz bir hayatı.

    İşte İsmet Orhan'da bize bu bilmediklerimizi anlatmış. Çok da güzel anlatmış. Üslubu, konuya hakimliği, Atatürk'e olan bakış açısı...

   Kitabın ismine gelecek olursak, bir ironi yaratmış bize yazar. Ben öldürdüm demiş İsmet Orhan. Biz de öldürdük demiş yeri geldiğinde. Düşüncelerde, fikirlerde, yaptığı yeniliklerin değiştirmeye çalışıldığında, bu faaliyetleri gösterenlere sessiz kalınmasında, Atatürkçü düşünceyi saptırmaya çalışanlara... Kısaca ona karşı olanlara ithafen.

   Kitabı okurken kimi yerde duygulanmadan edemiyorsunuz. Kimi yere sıkıştırılmış bir kaç dizelik şiirler boğazınız da bir yumru oluşturuyor. Kitabı okumadan ön yargılı olmayın ve okuyun. Sonra zaten sizde etrafınızda ki insanların bu kitabı okuması için teşvik edeceksiniz.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Kimse Acınacak Kadar Masum Değildir / Cindy Gerard (Yorum)


Orijinal Adı: Show No Mercy (Black Ops, #1)
Sayfa Sayısı: 330
Yazar: Cindy Gerard
Goodreads Puanı: 4.05
Yayınevi: Nemesis Kitap
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Kitabı ilk çıktığı sıralar almıştım ama bir türlü okumak için elimi uzatmamıştım. Nihayet okundu. Ehh beklentimin biraz altında kaldığını itiraf etmeliyim.Ama yine de keyif aldım okurken.

Jenna hırslı, işini seven bir gazeteci.. Tuttuğunu koparan cinsinden. Patronu ona tam istediği ölçüde bir iş sunduğunda aslında hiç düşünmeden üstüne atlaması lazımdı ama Jenna'nın bazı korkuları var. Kimseyle paylaşamadığı korkuları. Yinede bu korkuları görmezden gelip işi kabul eder. Tabii ki işi kabul etmesinin tek nedeni iş aşkı değildir.

Gabriel Jones, tam bir asker. Ama en özelinden. Ama hayat onu bazı kirli işlere bulaştırmış ve bu kirli işler sonucu sevdiği kadını kaybetmiş bir adam.
Jenna ve Gabe daha önceden de bir araya gelmiş ve birbirlerinden hiç hoşlanmamışlardır. (Tabi siz buna inanmayın :D) Bir daha karşıkarşıya gelmek en son düşündükleri şey bile değildi. Ama gelin görün ki Gabe paralı korumalık işini yaparken kafasını çevirdiği anda ilk gördüğü Jenna olmuştu. Ve tabii ki on Jenna'nın tehlikede olması. 

Jenna ve Gabe birbirleri için ne kadar yanlış olsalar da alında bir o kadar da doğruydular. Tabii bunu Jenna biliyordu. Ama Gabe'i itiraf ve ikna etmek o kadar kolay değildi. Çünkü Gabe için Jenna'nın hayatı aşktan daha önemliydi.

Bir adam kaç kez sevdiği kadının ölmesine izin verebilir? 
Peki ya kaç kez onun hayatı için kendi hayatını tehlikeye atar?

Bu soruların cevabını merak ediyorsanız bu kitabı okuyun derim. Tabii beklentinizi çok ta yüksek tutmayın. ;)


Kitapla ve Hoşçakalın...



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...