Sayfalar

bloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2014 Cumartesi

Sonsuza Kadar / Susanna Tamaro (Yorum)



Orijinal Adı: Per Sempre

Sayfa Sayısı: 161
Yazar: Susanna Tamaro
Goodreads Puanı: 3.64
Yayınevi: Can Yayınları
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

   Matteo çocukluğundan beri biraz tuhaf yetişmiş biridir. Mantık kavramı ailesine göre değil kendi çerçevesi doğrultudadır. Tanrı'nın bile varlığını bu sebeple kabullenmemiş biri. İnançsal çekişmeler yaşıyor, kendi girdabında kendi doğrularını sorgulayıp, yeni doğrular keşfediyor. Tabii bununla birlikte aşık olup Nora ile evlenir. Fakat Nora ile o kadar farklılardır ki. Biri suskun biri neşeli.. Biri biri hareketli ise diğeri dingin...
   Ama yine de her  şey güzeldir. Taa ki Nora ve oğlu trafik kazasında ölene kadar. Zaten kitabın altımı Matteo'nun ağzından ve olayları kendi karamsarlığından anlatıyor. 
   Çoğu yerde okurken insan kendi bunalımına giriyor gerçekten. 
   Bir insanın kayıplarından sonraki çöküşü ve o çöküş sırasında kendini tekrar bulma çabası anlatılıyor. 
   Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız bana göre bir çırpıda değil azar azar okumanızı tavsiye ederi. Yoksa benim gibi ara ara sıkılabilirsiniz.

Kitaptan Alıntılar;

''Yenilgiyi kabullenmek yerine ilerleyebilmek için her seferinde yeni bir yol keşfettim." s/61

''Şiirler günlerimize minik pencereler açar, günlerin kurşuni havası altında bize farklı bir gerçekliğin göz kamaştıran ışıltısını gösterirler. Teslim olmamaya yararlar.'' s/66

''Melekleri yaratan Tanrı, bir babadan oğlunu kesmesini isteyecek kadar kötü olamaz.'' s/69

''Kimi zaman intihar, güzelliğin ve gerçekliğin doruk noktasına vurulan bir mühürdür.'' s/81

''Aslında fiziksel olarak yerim vardı ama yüreğimde yer yoktu.'' s/90


Kitapla ve Hoşçakalın...



20 Haziran 2014 Cuma

Kırmızı Üniformalılar / John Scalzi (Yorum)


Orijinal Adı: Redshirts
Sayfa Sayısı: 325
Yazar: John Scalzi
Goodreads Puanı: 3.81
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Bilim kurgu bana göre yazım dünyasının en zor dalından biri olmuştur hep. Neden derseniz bütün hikaye gerçek üstü olmak zorunda ve bunu yazmak da hiç hafife alınacak bir şey değildir. Tamam hepimiz gerçek üstü şeyler düşünüp hayalini kurabilir ama ya bunu yazıya dökmek gibi bir düşüncemiz olsaydı ve bunu geliştirip sonlandırabilir miydik acaba? 
Bence çok zor...

İşte bu kitapta bu zorluğu başarıyla üstesinden gelmiş bir yazarın bana göre belgesidir. Konu şimdiki zamandan çok farklı. Olaylar birbiri ile öyle ustaca örülmüş ki, nasıl bir hayal gücü var yazarda okuyarak çok iyi anlıyorsunuz.

Gözüek'e yeni atanan Dahl ve arkadaşları kısa zaman sonra burada olan olayların çok sıra dışı olduğunu fark eder. Tabii bunu ilk Dahl far eder ve diğerlerinin de bu olağan dışı olayları fark etmelerini sağlar. Bu olaylardan en dikkat çekici olanı ise üst kademelerin asla ölmemesi ve aldıkları ölümcül yaraların çok çabuk iyileşip hemen ayağa kalkmalarıdır. Tabii alt kademelerin de her görevde en az biri ölür. Dahl ve arkadaşları bu konuyu araştırmaya başlarlar. İlk öğrendikleri şeyse inanmakta oldukça zorlandıkları bir konudur. Aslında bu bir senaryodur ve onlarda bu senaryoda figüran oldukları için ölmelerinde bir sakınca yoktur. Çünkü senaryo gereği asılların yaşaması için yan karakterler ölür. Ama grubumuz hayatlarını kazanmamın yolu bulur ve bu yol zamanda bir yolculuktur. Dahl ve arkadaşları dünyaya gitmeleri ve bu senaryoyu değiştirmeleri gerekmektedir.

Eğer bilim kurguyu seviyorsanız bu kitabı okumalısınız. Yok eğer hiç bilim kurgu okumadıysanız bu kitap size güzel bir başlangıç sağlayacaktır.


                        Alıntılar 


''Bir şeyin niye varolduğunu bilmiyorsan o şey hakkında hiçbir şey bilmiyorsun demektir.'' s/97


''Anlatım kontrolü devraldığında hep öyle olur. Hiçbir şey mantıklı yürümez. Fizik kuralları kahve molası verir. İnsanlar akılcı düşünmeyi bırakıp dramatik davranmaya başlar.'' 


''Hayat böyledir Andy, karman çormandır. Hepimiz ona aynı şekilde uymayız.'' s/238

18 Haziran 2014 Çarşamba

Travma / Agnes Hammer (Yorum)


Orijinal Adı: Dorfbeben
Sayfa Sayısı: 299
Yazar: Agnes Hammer
Goodreads Puanı: 4.20
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Bu güne kadar okuduğum en gereksiz kitaplar listesin de yerini aldı maalesef... Goodread puanına da çok güvenmiştim halbuki. Tabii bu kitabı almam da başımın etini yiyen biricik arkadaşıma buradan çok sevgilerimi gönderiyorum. Artık o anlar onu ne kadar sevdiğimi :D

Kısaca bahsetmeliyim sanırım kitaptan. Ama inanın ne anladığımı sorsanız bile size bönbön bakmaktan öteye geçemezdim. Ehh her şeyin bir ilki varmış ne yapalım...
.
Mattias işitsel yönüyle diğer insanlardan daha gelişmiş bir gençtir. Tıpkı teyzesi Lena gibi.
Normal insanları duyamayacakları sesteki sesleri duyup, bir çok ses arasından ayrım yapabiliyor. 
Bir ayin sırasında biri öldürülür ve katil tabii ki belirsizdir.

Lena işinden atılmasıyla -ki Lena'nın işi bu tip vakalarda polise yardımcı olmak- bu olayı çözmenin işine geri alınabileceğini düşünür. Mattias ile beraber yaparlar bunları. 
Bu arada şunu da belirteyim Mattias'ın arkadaşları ile berber bir müzik grubu vardır. Neden bilmiyorum zaten kitabın en az 150 sayfası bu müzik grubu ve grupta yapılan şarkılar üzerine yazılmış. 

Neyse efendim bu doğrultuda katilin peşine düşen Lena ve Mattias her ayrıntıyı kendilerince incelemeye başlarlar. Ta ki Lena bir kaza geçirip komalık olana kadar. Artık her şeyi çözmek Mattias'a kalır...

İki satır yorum yazmak bu kadar mı zormuş yahu....


Kitapla ve Hoşçakalın...



14 Haziran 2014 Cumartesi

Kimse Acınacak Kadar Masum Değildir / Cindy Gerard (Yorum)


Orijinal Adı: Show No Mercy (Black Ops, #1)
Sayfa Sayısı: 330
Yazar: Cindy Gerard
Goodreads Puanı: 4.05
Yayınevi: Nemesis Kitap
Kitap Temin: Kitap Sihirbazı

Kitabı ilk çıktığı sıralar almıştım ama bir türlü okumak için elimi uzatmamıştım. Nihayet okundu. Ehh beklentimin biraz altında kaldığını itiraf etmeliyim.Ama yine de keyif aldım okurken.

Jenna hırslı, işini seven bir gazeteci.. Tuttuğunu koparan cinsinden. Patronu ona tam istediği ölçüde bir iş sunduğunda aslında hiç düşünmeden üstüne atlaması lazımdı ama Jenna'nın bazı korkuları var. Kimseyle paylaşamadığı korkuları. Yinede bu korkuları görmezden gelip işi kabul eder. Tabii ki işi kabul etmesinin tek nedeni iş aşkı değildir.

Gabriel Jones, tam bir asker. Ama en özelinden. Ama hayat onu bazı kirli işlere bulaştırmış ve bu kirli işler sonucu sevdiği kadını kaybetmiş bir adam.
Jenna ve Gabe daha önceden de bir araya gelmiş ve birbirlerinden hiç hoşlanmamışlardır. (Tabi siz buna inanmayın :D) Bir daha karşıkarşıya gelmek en son düşündükleri şey bile değildi. Ama gelin görün ki Gabe paralı korumalık işini yaparken kafasını çevirdiği anda ilk gördüğü Jenna olmuştu. Ve tabii ki on Jenna'nın tehlikede olması. 

Jenna ve Gabe birbirleri için ne kadar yanlış olsalar da alında bir o kadar da doğruydular. Tabii bunu Jenna biliyordu. Ama Gabe'i itiraf ve ikna etmek o kadar kolay değildi. Çünkü Gabe için Jenna'nın hayatı aşktan daha önemliydi.

Bir adam kaç kez sevdiği kadının ölmesine izin verebilir? 
Peki ya kaç kez onun hayatı için kendi hayatını tehlikeye atar?

Bu soruların cevabını merak ediyorsanız bu kitabı okuyun derim. Tabii beklentinizi çok ta yüksek tutmayın. ;)


Kitapla ve Hoşçakalın...



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...