Atatürk'ü Ben Öldürdüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk'ü Ben Öldürdüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Aralık 2014 Pazartesi
Atatürk'ü Ben Öldürdüm, İsmet Orhan [Kitap Yorumu]
Bu kitabı elime aldığımda ilk baktığım şey Atatürk'ü karalayan bir roman olup olmadığıydı. Çünkü isminden dolayı ikilemde kalabiliyorsun. Fakat yazar, Atatürkçü. Onun ilke ve inkilaplarını savunan, koruyan biri. Benim gibi... Ya da belki de sizin gibi.
En başta ben, yazarın neden kitaba bu ismi verdiğini açıklamak istiyorum. Atatürk'ü Ben Öldürdüm diyor çünkü; onu öldürmek için putlaştırdığımızı söylüyor. Onun adını her sokağa, mahalleye verdik. Öldürmek için kendisine benzemeyen portreler çizdik, sokakları kana bulayıp onun adını kullandık diyor. Onu öldürmek için hakkında olmadık dedikodular yarattık diyor. Ve bu kitabı ile Atatürk'ü bize anlatıyor.
Bu roman, Atatürk'ün doğumundan öncesi ile başlıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisini kurması ile son buluyor.
Kitapta Atatürk'e dair bilmediğim o kadar çok şey vardı ki, açıkçası ben bu nokta da ikinci kez ikilemde kaldım. Acaba doğru mu, yalan yanlış bilgiler mi..? Hiç bir okul kitabında öğretilmeyen şeyler [Buna şaşırmadım zaten] fakat Atatürk'ü anlatan onca roman okudum onlarda da bu bilgiler yoktu...
Mesela Mustafa Kemal'in doğmadan önce hastalıktan ölen kardeşleri varmış! Zübeyde Hanım ikinci bir evlilik yapmış ve başlarda Mustafa Kemal bunu istememiş. Kardeşi Makbule Hanım'a Makbuş dediğini kaçınız biliyordu? Ben ilk defa duydum. Mustafa Kemal'in evlenmeden önce aşık olduğunu bileniniz var mı? O da gençti sonuçta. Yakışıklıydı, heyecanlı bir delikanlıydı. Hiç bir zaman bu yönlerini okumadım ben.
Evet her zaman vatanı için her şeyden vazgeçmiş bir adamdır o. O, Atatürk!.. Ama aynı zamanda bir insan. Çocuktu, gençti... Erkekti. Yatılı bir okulda öğrenciydi. Evet, o zamanlar bile vatanı için bir şeylerin çabasındaydı. Fakat kaç kişi Harb Okulu'ndayken, padişah tarafından hapsedildiğini biliyor. O yaşında padişahın yaptıklarını onaylamadığını dile getiren bir gazete çıkardığı için hemde.
Ben bu kitapla Atatürk'e dair, onun nasıl Atatürk olduğuna dair bir çok şey öğrendim. Merakla okudum... Üstelik yazarın kalemini de çok beğendim. Olayları sıkmadan, anlaşılır bir akıcılıkta anlatmış.
Tavsiye ederim.
6 Aralık 2014 Cumartesi
Atatürk'ü Ben Öldürdüm / İsmet Orhan (Yorum)
Bu günlerde okunması gereken kitapların, bana göre ilk sırasında olması gerek. İlk önce şunu belirteyim, kitaba isminden dolayı ön yargılı yaklaşılmamalı. Ben Atatürkçüyüm. Ve her zaman bununla da gurur duymuşumdur. Bu sebeple de kitabı okumak bana büyük bir haz verdi. Aklıma gelmişken şunu da belirteyim gazeteci-yazar İsmet Orhan'da bir Atatürkçüdür.
İçeriğe değinmek istiyorum. Kitap bir biyografidir lakin birçok okuyucunun bildiği konulardan ibaret değil ve roman tarzında yazılmış. Bu da kitabı okurken sizi, ister istemez sanki bir solukta okunan bir hikayeye bağlıyor.
Atatürk kimdir, nerede doğmuş, annesi babası kim, nerede okumuş, bizler için neler yapmış? Bu gibi soruların cevabını bir çoğumuz ilkokul sıralarında bize öğretilenle kadar biliyoruz. Kimimiz ona olan hayranlığa karşı bu bilgilerle kısıtlı kalmayıp kendimizce araştırma da yapmış olabiliriz. Ama ya bilmediğimiz öğrenemediğimiz diğer bilgiler? Ailesi, sevgileri, hüzünleri, acıları... kısaca bilmediğimiz bir hayatı.
İşte İsmet Orhan'da bize bu bilmediklerimizi anlatmış. Çok da güzel anlatmış. Üslubu, konuya hakimliği, Atatürk'e olan bakış açısı...
Kitabın ismine gelecek olursak, bir ironi yaratmış bize yazar. Ben öldürdüm demiş İsmet Orhan. Biz de öldürdük demiş yeri geldiğinde. Düşüncelerde, fikirlerde, yaptığı yeniliklerin değiştirmeye çalışıldığında, bu faaliyetleri gösterenlere sessiz kalınmasında, Atatürkçü düşünceyi saptırmaya çalışanlara... Kısaca ona karşı olanlara ithafen.
Kitabı okurken kimi yerde duygulanmadan edemiyorsunuz. Kimi yere sıkıştırılmış bir kaç dizelik şiirler boğazınız da bir yumru oluşturuyor. Kitabı okumadan ön yargılı olmayın ve okuyun. Sonra zaten sizde etrafınızda ki insanların bu kitabı okuması için teşvik edeceksiniz.
İçeriğe değinmek istiyorum. Kitap bir biyografidir lakin birçok okuyucunun bildiği konulardan ibaret değil ve roman tarzında yazılmış. Bu da kitabı okurken sizi, ister istemez sanki bir solukta okunan bir hikayeye bağlıyor.
Atatürk kimdir, nerede doğmuş, annesi babası kim, nerede okumuş, bizler için neler yapmış? Bu gibi soruların cevabını bir çoğumuz ilkokul sıralarında bize öğretilenle kadar biliyoruz. Kimimiz ona olan hayranlığa karşı bu bilgilerle kısıtlı kalmayıp kendimizce araştırma da yapmış olabiliriz. Ama ya bilmediğimiz öğrenemediğimiz diğer bilgiler? Ailesi, sevgileri, hüzünleri, acıları... kısaca bilmediğimiz bir hayatı.
İşte İsmet Orhan'da bize bu bilmediklerimizi anlatmış. Çok da güzel anlatmış. Üslubu, konuya hakimliği, Atatürk'e olan bakış açısı...
Kitabın ismine gelecek olursak, bir ironi yaratmış bize yazar. Ben öldürdüm demiş İsmet Orhan. Biz de öldürdük demiş yeri geldiğinde. Düşüncelerde, fikirlerde, yaptığı yeniliklerin değiştirmeye çalışıldığında, bu faaliyetleri gösterenlere sessiz kalınmasında, Atatürkçü düşünceyi saptırmaya çalışanlara... Kısaca ona karşı olanlara ithafen.
Kitabı okurken kimi yerde duygulanmadan edemiyorsunuz. Kimi yere sıkıştırılmış bir kaç dizelik şiirler boğazınız da bir yumru oluşturuyor. Kitabı okumadan ön yargılı olmayın ve okuyun. Sonra zaten sizde etrafınızda ki insanların bu kitabı okuması için teşvik edeceksiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



