Sayfalar

30 yaşındaysanız hayat gerçekten zor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 yaşındaysanız hayat gerçekten zor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2015 Perşembe

30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Zor / Burçin Çelik [Kitap Yorumu]

Ve böylece meşhur ''Yamakdan'' ile tanışmış oldum. =) 30 Yaşındaysanız, Burçin Çelik'in kaleminden okuduğum ilk kitaptı. Son olmayacak.

Ben otuz yaşında değilim ama hayatın gerçekten zor olduğunun farkındayım. Burçin ise benden sadece bir yaş büyükmüş ve beni kendine hayran bıraktı. Benim yazabildiğim tek şey şu kitap yorumları. Çaktırmasak da olurdu hani. =)

Yazarın dilini sevdim. Eğlenceli bir romandı. Türü çik-lit zaten. =) Kitabın başından sonuna kadar gülümsetecek size neşe kaynağı olacak. Ara sıra da düşündürecek; doğru, yanlışı ve hayatı...

Kitapta yazarın kaleminden çıkan espriler kalite ve zekice. Sıkılmadan okuyacaksınız. Burçin Çelik'in bu tür de yazdığı ilk kitapmış sanırım ilk kitap için oldukça başarılı yazdıkça çok daha iyi olacağına da inancım tam.

Öyle ya da böyle bu kitap sürükleyiciydi. Aksini söyleyemem. Sık sık kahkahalar atarak, devamını her daim merak ederek hatta kimi yerler de sinir olarak bir çırpıda okudum, bitirdim.

Mesela Nazlı'nın aldatıldığını öğrendiği an da ki tavrına uyuz oldum! Uyuz! Konuya girmeden bunu belirteyim de. =)

Gelelim kitabın konusuna; kitap eve gelip de kocasını ev de başka bir kadınla basmasıyla başlıyor. Tepkisi ise şu: 'Günaydın. Bir an önce evimi terk edin hanımefendi.' .. Höng oldum tabi. Ben olsam o yatağa atlar ikisini de gebertirdim. Iıyyy ıyy tüylerim diken diken oldu. Ben olsam olayını geçelim... Gerçi Nazlı'nın da sabrı hödük, odun, alık balık kocasına karşı sabrı, vazonun birinin televiyonun ortasına fırlatmasıyla son bulmuştu. =) Oh, adamın kafasına geleydi bi aslında içimin yağları pek güzel eriyecekti...

Lafın özü daha en baştan tam bir çatlak olduğuna inandığım Nazlı'nın, akıllıca bir harekette bulunup kocasını boşadı. Sonrası ne mi? Sen yarım bıraktığın üniversiteye otuz yaşında başla. (Tebrikler Nazlı) Herkesin aşık olduğu hocayı kendine aşık et. (Alkışlar Nazlı) Sonra git kendinde bir güzel o hocaya aşık ol. (Yoksa akıllanıyor musun Nazlı?)

=)=)=)

Ve böylece ikinci evliliğini de hocası, Barış ile yapar.

Barış'ın bir de kızı var; Peri. Eh, Nazlı'da hamile kalıyor tabi. Ah doğuruyor da; üçüzlerini.

Daha neler neler. Nazlı'nın nazları, çocukların yaramazlıkları, Barış'ın halleri... Tam komedi!

Bu kitabı kahkalarla okumaya başlayıp yine kahkalarla bitireceksiniz.

Bu kitabı okuyun, keyfine varım derim.


13 Mayıs 2015 Çarşamba

30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Zor / Burçin Çelik (Yorum)

 
  Canınız sıkkın, kafanızı dağıtacak, size neşe verecek bir şeyler okumak ister misiniz? Cevabınız evet mi? Hahh tamam işte bu kitap tam size göre. Neden mi? Hemen anlatayım :)

   Baş karakterimiz Nazlı. Nam0ı diyar (benim ona taktığım isimlerden yalnızca biri) Çatlak Nazlı. Ya sen nasıl bir hatunsun ki kocan seni kendi evinde başka biriyle aldatırken mutfağa geçip kendine kahve yapma özgüvenini edindin. Ya da sen hatunsan biz neyiz? Dimi ama :D Anlayacağınız bizim Nazlı daha ilk dakikalar da öyle bir girdi ki mevzuya ağzım açık okumaya başladım kitabı. Ama onun çatlaklıkları saymakla bitmez. Kocasının aldatması sonucu en akıllıca ilk hareketi onu boşaması oldu. Sonra ne mi yaptı? Üniversiteye geri döndü. Yetmedi herkesin peşinden koştuğu hocasını kendisine aşık etti. Ehh tabi kendide aşık oldu. Gerçi bu adama aşık olunmaz da ne olunur ki. Adam bildiğiniz çikolatalı pasta. Ve biz kadınlar asla çikolatalı pastaya hayır demeyiz.

   Neyse efendim konuyu dağıtmayalım (artık nasıl dağıtmayacaksam) Barış'ın büyük çabaları ve dünya tatlısı Peri sayesinde Nazlı kızımız ikinci kez dünya evine girmeye hak kazandı. Ama hakkını yemeyelim Barış'a az çektirmedi. Barış'ta da sabır varmış hani. Sen bul cillop gibi adamı bir de kendini naza çek. Adının hakkını vermiş kızımız.

   Sanmayın ki kitap evlilikleri ile son buluyor. Tabii ki hayır. Zaten en çok güldüğüm yerlerden birisi de bu bölümlerden sonrasıydı. Nazlı'nın hamileliği, üçüz çocuk doğuracak olması hele ki Barış'ın doğum sırasında düşüp bayılması... Bu satırlar o kadar keyifliydi ki...

   Uzun lafın kısası suratınız da bolca bir sırıtışa sebep olan kitapları sakın es geçmeyin. Hayat onlarla daha kolay ve güzel...

         Alıntı


''Ama çok geçmeden prensi daha iyi tanımaya başlamış Rapunzel… Olmadık yerlerden çıkan kirli çoraplar, kapatılmayan klozet kapakları, egemenliği kaybedilen televizyon kumandası, sürekli açık olan spor kanalları… Derken bulutların üzerindeki yolculukları kaba etlerinin üzerine sertçe düşmeleriyle son buluvermiş.''

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...