Sayfalar

polisiye-gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye-gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Peter Pan Ölmeli & John Verdon ( Yorum )




John Verdon;her zaman benim için farklı bir yazar olmuştur..Onu ilk tanıdığım ''Aklından Bir Sayı Tut'' kitabı ile gözümde mükemmelliyetçi bir sırayı aldı ve son kitabı ile de bunu sürdürmeye devam ediyor.

Kitabın kapağı klasik Koridor Yayınlarına ait siyah beyaz bir tonlama ve John Verdon'a özel şifrelerle dolu bi kapak tasarımı.Açıkçası merak ediyorum bir sonraki kitabın kapağı nasıl olur merak içindeyim.

Kitabın konusuna gelince;Carl Spalter çok varklı bir ailenin oğludur.Annesinin cenaze töreninde başından vurularak öldürülür,ve sosyetik eşi Kay eşini aldattığı için onu suçlu bulurlar.Jack Hardwick, bu cinayet sorusturmasında bazı supheli durumlar yakalar ve Dave Gurney'in kapısını çalar. İki kafadar bu soruşturmanın içine girdikçe daha çok ilgilerini çekemeye başlayacaktır.

Diğer kitaplarına nazaran bu kitabında bazı durumlar açıkçası beni sıktı.Mesela;ilk bölümlerdeki Dave'NİN evinin tasviri sonra kümesi yapılması ve ayrıca Madeleine'nin evinde toplanıp uzun uzun felsefi konusmalar yapılmasından SI-KIL-DIM......

Ama tabii bunlar nazar boncuğu olsun :) Bunun dışında kalan bölümleri çatır çatır yiyebilirsiniz.Bırakın 523 sayfa sizi surukleyıp götürmesine izin verin.



Yazar Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin ;  














26 Nisan 2015 Pazar

5.Kurban / Jane Casey (Yorum)



Uzun bir aradan sonra gerilim – polisiye kitabı okudum. Kitap beni hayal kırıklığına uğrattı desem yalan olmaz herhalde. Genel olarak baktığımızda oldukça vasat bir polisiye idi. Bir çok yerinde gözlerim kapandı. Kapak tasarımı ve çevirmenin yazı dili gayet başarılı; fakat konu çok sırandı açıkçası çok sıkıldım.

Kitabın konusuna gelince; Maeve Kerrigton,çok başarılı ve hırslı bir dedektiftir. Zaten hikaye Maeve ağzından anlatılıyor. Ayrıca bazı bölümlerde yan karakterler Rob ve Louise’in de ağzından anlatılıyor. Olaylar Kelly Staples’a yapılan saldırı ile başlıyor.5.kurban adı gibi 5.kurban olacağı düşünülüyor; fakat Kelly hastanede ikan başka bir cinayet işleniyor. Tüm işaretler basının takmış olduğu Ateşçi lakabını yani asıl katilimizi gösterse de Maeve farklı biri olduğuna inanmaktadır. Araştırmaya başladığında yolu Louise kesişiyor ve olaylar yeni yollara sapmaya başlar. Kitabın ortalarına geldiğinizde pat diye dört cinayeti işleyen katil bulunuyor ve o konu kapanmış oluyor. Sonrasında kalan bölüm ise diğer katilimizin ailesi ve arkadaşlarıyla ilgili olarak geçiyor.

Jane Casey,hikayesine güvenmediği için mi yoksa dikkat çekmek için mi bu şaşırtmalı yolu seçti bilmiyorum ama çok büyük bir strateji hatası olmuş. Bu yüzden kitap bende hayal kırıklığı yarattı.



Burası ölümün yaşayanlara yardım etmekten zevk aldığı yerdir. Syf :115

24 Mart 2015 Salı

Sessiz Kurban / Jane Casey [Kitap Yorumu]

  
  
Serinin üçüncü kitabından başlayan bir akıllı ben varımdır. Haliyle beklentimi de çok düşük tutmuştum. Cık cık cık. Kitabı çok beğeneceksiniiiz. :))


Polisiye - Gerilim türünde bir kitap olduğu için zaten serinin kaçıncı kitabından başlamışsınız fark etmiyor. İyiler aynı, kötüler farklı. Kurgu her kitapta bambaşka. Beklentinizi de düşük tutmayın çünkü Jane Casey'in kalemine bayılacaksınız.

Karakterleri çok iyi yansıtmış. Üstelik alışılmışın dışın da Meave Kerrigan dedektif veya komiser değil; bir memur. Polis memuru. Ayrıca Amerikalı bekliyordum İngiliz çıktılar. Kitap Londra ve çevresinde geçiyor. 

Lafın özü beni her konu da şaşırtan bir kitaptı. Kitabı da başından sonuna merakla ve heyecanla okudum. Kimi yer de sinir krizlerine girdim! Hep o Kennford yüzünden! Iııhhh gıcık herif, geber! :))

...Konuya girmeden önce ufacık bir şey daha söylemek istiyorum; kitabın baskı kalitesini çok beğendim. Böyle devam et Olimpos! Ayrıca kitap fiyatlarının oldukça arttığı şu günler de böyle sevilen ve takip edilen bir yazarın kitabının piyasa koşulları dikkate alınarak şişirilmemesi de ayrıca memnun etti. :)) ... Kitabın çevirisi ise güzeldi. Bir kaç yer gözüme takıldı [üvey yerine yarı kardeş yazılmış vb.] ama cümleler bütün ve anlaşılırdı o yüzden rahatsız etmedi açıkçası. Biz daha önce neler gördük. :))

Kitabın konusuna gelelim bakalım. :))

Kennford suçluları savunan, her şeyden önce paraya değer veren kadın düşkünü bir avukattır. [Kısaca adi herifin teki] Suç mahalli de onun evi. Karısı ve kızı kelimenin tam manasıyla vahşi bir şekilde katlediliyor. Ev de olan diğer kızının hiç bir şeyden haberi yok. Kennford ise sadece başına vurulmuş bir şekilde bulunuyor... Bir çok yer de kesin Kennford'un cinayetle bir alakası vardır ya da ölen o olsaymış diyecek noktaya geliyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz herifin ilk evliliğinden bir kızı daha çıkıyor! 

Bizim Kerrigan bir yandan bu soruşturmaya bakarken bir yandan da çete suçları ile ilgili bir cinayeti daha araştırıyor. Üstelik komiseri çete şuçlarıyla da bir ilgisi var ki size spoi yok; okuyan öğrenir millet. :))

Fakat ben ikilem de kaldım. Kerrigan'ın sadece memur oluşunu diğer kitaplardan alıştığımız biçimde okumadığım için hem beğendim; farklıydı. Hem de bir kadın olarak her yönden daha güçlü olması beklentisi içindeydim. Komiser, dedektif mi olmalıydı acaba diye sordum kendime. Sanırım bu konuda ne düşündüğüme ben kendimde karar veremedim. Okuyan beni daha iyi anlayacak. :))

Tavsiye eder miyim? Eveeet! :)):)):)) 




9 Mart 2015 Pazartesi

Hayat Dolu Kızlar, Lauren Beukes [Kitap Yorumu]



Söyleyebileceğim ilk şey; ilginç bir kitap olduğuydu. Farklı kitaplar okumayı seviyorum. Tekrara girmiyor. :))

Yazarın kalemi; kurgusu sebebiyle başlarda zorlayıcı olsa da kitap ilerledikçe diline alışıyorsun. Daha doğrusu olayı yavaş yavaş anlıyorsun.

Hayat Dolu Kızlar'ın hem polisiye-gerilim hem de fantastik yönü vardı. Zaman yolculuğu ile fantastik bir yön kazanan kitap, bu sayede daha da ilginç hale gelmiş. Kitapta ki betimlemeleri de başarılı buldum. Yazar karakterlerin duygularını biz okuyuculara yansıtabilmiş. Fakat kitap karakterlerin ağzından değil; üçüncü kişinin ağzından anlatımlı. bu da kitabın akıcılığını biraz zorluyordu...

Uzun zamandır da Feniks Yayınları'ndan kitap okumamıştım; kendilerini geliştirmişler. :)) Kitabın baskını çok beğendim. Kaliteli. Bu konuda aynen devam etmelerini dilerim; bir kaç yayınevi var, onlar gibi bozmasınlar. Ne de olsa bir okuyucuyu arka kapağını dahi okumaya çeken ilk şey; kapak görseli ve kalitesi... :))

***

Bu kitapta bir çok karakterin bölümü var. 1931'den, 1993'e kadar uzanıyor. Olaylar Harper ve Kirby'nin etrafında dönüyor. Diğer karakterler Harper'in cinayetlerine kurban giden kızlar. (Relax; spoi değil, merak etmeyin) Bir de Dan var; Kirby'e cinayetleri çözmesinde yardımcı olan kişi. Kirby mi kim? HArper'ın elinden kurtulabilen tek kız.

Harper, ucuz oteller de büyümüş, yetişkin hayatı boyunca barakalar da yaşamış bir adam. Tam bir cani. Yedisinde neyse yetmişinde de öyle biri; katil katil katil...
1931'de bir eve yerleşiyor. Evin kapısı ise çeşitli mekan ve zamana açılıyor. Evin tek isteği ise; yaşam enerjisi. Harper'ın cinayetlerinde ki kurbanların tek ortak noktası ise; kızların hayat dolu olması... İlginç değil mi? :))

Harper'ın Kirby ile ilk tanışması, Kirby; 6.5 yaşındayken oluyor. Daha sonra Kirby büyüdüğünde karşısına bir kez daha çıkıyor. Kirby bu karşılaşmadan boğazında bir çentik, bağırsakları karnından çıkmış, kucağında köpeği ile ayrılıyor... Harper onun öldüğünü sanıyor. Nefes alıp vermek yaşıyor demek için yeterli mi sizce?

Benim tüylerim diken diken oldu okurken.

Kirby, Harper'ın peşine düşüyor düşmesine de Harper onun yaşadığını öğrendikten sonra pek de aramasına gerek kalmayacak...

Soluksuz takip edeceğiniz bir roman; Hayat Dolu Kızlar. Psikopat katilleri okuyup, dehşete düşmeyi seven herkese tavsiye ederim; okusun.






•ALINTILAR•





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...