2015 uğurlu geldi galiba. Çok iyi kitaplarla başladım. Ama bu kitap başkaydı. Bir gecede okuttu kendini. İstesem de elimden bırakamadım. Serinin devam kitapları olsa sanırım ara vermeden onları da okurdum. Genelde genç-yetişkin kitaplar pek bana hitap etmez ama bu kitap çok güzeldi. Goodreads puanı biraz düşük verilmiş. Neden acaba? Bana göre dörtten aşağı olmamalı.
Kapağa değinecek olursak, konuya çok uygun olduğunu düşünüyorum. Baskı kalitesi felan gayet güzeldi. Zaten yayınevi bu konularda baya bir özenli.
Şimdide konuya biraz değinelim; Jenny ve Alex uzun zamandır zihinsel iletişimle birbiri ile konuşan iki genç. Ama tabii ikisi de birbirinin varlıklarını bir türlü kabul edemiyor. Daha doğrusu inanmak istemiyorlar. En çok da Jenny. Alex bu konuya daha inançlı yaklaşıyor. Hatta bir gün Jenny'e nerde yaşadığını soruyor ve onu görmek için bir buluşma ayarlıyorlar. İkisi de buluşma yerine geliyorlar ve aynı noktada duruyorlar. Tek sorun birbirlerini görememeleri. Onların bu durumuna çoklu evren deniyor. -Bu çoklu evren teorisini okurken biraz aklınız karışabilir ama sonraları yani konu ilerledikçe her şey anlaşılır bir hal kazanıyor.- Çoklu evrende olduklarını da Alex'in dahi arkadaşı Marco sayesinde anlıyorlar. Bazı araştırmalar sonucunda ise zihinsel boyut değiştirdiklerinin farkına varıyorlar. Alex bu geçişi Jenny ile buluşmak için gerçekleştiriyor ve ilk karşılaşmaları da o zaman oluyor. İlk kez karşılaşmalarına rağmen hemen birbirlerini tanıyorlar ve sanki hep tanırmışcasına sarılıyorlar. O an etraflarında ki her şey duruyor, onlardan da bir ışık saçılıyor. İnsanlar ilk başta bu olaya çok tuhaf bakmış olsalar da bir kaç dakika sonra herkes kendi yoluna hareket ediyor.
Alex, Jenny'i ilk araması sırasında bir kahin ona, önemli biri olduğunu söylemişti ama Alex gülüp geçmişti. Gerçekten de öneli biriydi. Sadece o değil Jenny de onunla aynı kaderi paylaşıyordu. Ama yapmalı gereken bir şey vardı. Daha doğrusu bulmaları gereken bir şey. MEMORIA. Bu onları gerçekliğe kavuşturacak olan şeydi.
Kitap öyle bir yerde bitiyor ki ikincisi için sayfa arşınlıyorsunuz ama nafile. :D
Şahsen bu Memoria'nın ne olduğunu anlamadım ben. Belki ikinci kitapta bunun için gereken bilgiyi verir. Umarım ikinci kitap çabuk çıkar. Alıp okuyun ve çoklu evren teorisine sizde tanık olun :)
Genç-Yetişkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genç-Yetişkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ocak 2015 Cuma
27 Ekim 2014 Pazartesi
Aşkın Müziği / Kylie Scott [Kitap Yorumu]
318 sayfa...
Eline aldığın gibi bitebilecek bir kitap.
* Yazarın kalemi sürükleyici. 50. sayfadan 150. sayfaya nasıl geçtim anlamadım bile.
* Konu ise müthiş! Elinden bırakamıyorsun.
Yazar daha ilk sayfada -abartmıyorum- bombayı pat-lat-mış. O kadar çok yer de, öyle çok şaşırtıyor ki yanlış anlamadığımdan emin olmak için kimi yeri iki defa okudum. :))
Bu kitaptan olağanüstü film oluyor ya... ((Öyle bir duyum alan var mı?))
Aşkın Müziği'ni çok sevdim. Keşke seri olsaymış dedim. Bu kadar çabuk, bu kitap ile vedalaşmaya hazır değilim... Kendimi tutabilseydim de daha yavaş okusaydım... Hatta kitaptaki karakterleden Mal ile Lauren'in de ayrı ayrı kitaplarını istiyorum ben! ((Banana banane... İstiyorum!))
Kitap, Evelyn'nin kendini uyandığı zaman David'in yanında bulması ile başlıyor. Tabi bir önceki güne ait hiç birşey hatırlamıyor. Ne olduğunu David'ten öğreniyor; Evlenmiş. :)) :)) :))
Evlendiğini öğrendiği zamansa adamın üstüne kusuyor yahu!
Bir rock tanrısının üstüne kustu! Bende istiyorum; bende rock tanrısı istiyorum! Ay yani üstüne kusmak. Onun. Rock Tanrımın. Yaniii rock tanrısının işte. :-P
Hayırrr... Evelyn bu kadarlada kalmıyor. Adamın ismini poposuna yaptırdığı dövmeden öğreniyor. Ve kendi evliliğine; ''bu acayip sarhoşluk gerizekalılığı'' diyor! ... Ben orada bi koptum zaten. Karnıma ağrılar girdi gülmekten.
Evelyn sarhoş olduğu zaman yaptıklarından utandığı için hatırlamak bile istemezken, David'i tanıdıkça hem aralarında neler geçtiğini merak etmeye başlıyor hemde kör kütük aşık oluyor... Eh David'in de sinir olmadığım yanları olmadı değil ama hangi erkek kusursudur ki... ((Hiç :-P)) Anlayacağınız ilişkileri tersten yürüyor. Önce evleniyorlar sonra birbirlerine aşık oluyorlar, eh bir ara da birbirlerini tanıyorlar.
Çok çok çok müthiş bir kurguydu!
okuyun millet bu kitabı, pişman olmazsınız.
Kitapta cinsellikte vardı fakat rahatsız edecek boyutlarda değildi... İki aşığın romantik anları diyebiliriz...
Okuyun. Zaten okuduktan sonra yanınızdakine de okutursunuz muhakkak. :))
21 Ekim 2014 Salı
Öksüzler Treni, Christina Baker Kline [Kitap Yorumu]
Benim için bu kitabı anlatmaya tek bir kelime yeter: Mükemmeldi.Öksüzler Treni daha çıktığı ilk andan itibaren adı ve kapağıyla dikkatimi çeken bir kitap olmuştu. Konusuna bile bakmadan ben bu kitabı okurum demiştim... Öyle de oldu. Yer içer gibi; bir günde bitti.
Belki duymuşsunuzdur; Öksüzler Treni 1850-1900lü yıllarda gerçekten var olmuş bir tren.
Bu trende yüz binlerce sahipsiz çocuk ''evlat edinilmeleri'' için kasaba kasaba gezdirilmişlerdir. Tabi işin aslı bu çocukların çoğu, sevgisiz ortamlarda, köle gibi çalıştırılmışlardır.Tren bir istasyonda duruyor, kasaba halkı da onları inceliyor. Yemek, temizlik, dikiş hatta tarlalarda çalışmak için uygun olup olmadıklarına bakıyorlardı. Bedavaya köle seçebileceksen neden parayla işçi çalıştırasın ki... Üstelik aç bırakılıyorlar, dayak yiyorlar. Anlayacağınız küçücük yaşta ağır travmalar geçiriyorlar...
Şunları yazarken bile, o çocuklar için ruhum daralıyor... Yazık...
İnsanların en çirkin hallerini görüp, bilerek büyümek... Hayata dair tek iyi bir şey bekleyemezsin bile.
*
Öksüzler Treni kitabı ise iki karakterin ağzından... Paralel bir hikaye... Vivian ve Molly... İki kimsesiz... Vivian 91 yaşında. O günümüzde Molly'e geçmişini anlatıyor. 1829 yılından 1943'e kadar 23 yıllık bir süre. Koskoca bir hayat. vivian o trenin öksüzlerinden.
Molly ise 2011'de 17 yaşında sorunlu bir genç.
İkisinin yaşlarının arasında koskoca bir ömür de olsa, birbirlerinde çok şey buluyorlar. En önemlisi de birbirlerini anlıyorlar.
Vivian ona geçmişini anlatarak yardımcı oluyor. Molly ise o geçmişten bir çok şeyi tutup çıkartıyor. Bunlardan biri de Vivian'in 68 yaşındaki kızı...
91 yaşında, 68 yaşındaki kızı ile ilk defa tanışıyor. Kaç kişinin kendi çocuğu ile tanışma hikayesi olur?

Yazar geçmiş ile geleceği birbirine öyle güzel yansıtmış ki... Kalemini çok çok beğendim.
Bir çok yerde duygusallaşıp, o kadar çok için ürperiyor ki. Anne- babanın, onların karşılıksız sevgilerinin kıymetini anlıyorsun. Biz onların sevgisi karşısında güvenmenin tanımını öğreniyoruz. Başkalarına güvenebilip, hayattan iyi şeyler isteyebiliyoruz...
*
Anlayacağınız size bir çok şey katabilecek bir kitap; Öksüzler Treni.
Beğenerek en önemlisi de severek okuyacaksınız.
Tavsiye ederim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



