Fantastik okumayı seviyor musunuz? Melekler, düşmüş melekler, iblisler, zebaniler, Refaim... ne ararsanız bu kitapta. Hatta daha fazlası bile var. Bir kere olaylar ilk sayfalardan başlıyor. Daha siz 'Hopp ne oluyor!' demeden bakmışsınız ki sayfalar ardı ardını kovalıyor. Bir ara kendimi 'yavaş yaşayın biraz' derken bulmuş olabilirim :D
Kapaktan bahsedelim biraz. Ben kapağı sevdim. Hatta diğer kapaklara da bakındım. Ama yok bizim kapak bence daha güzel. Buradan tasarımcıya 'teşekkürler, güzel kapaktı' notumu ileteyim. Bakı kalitesi de gayet başarılı buldum bir yayın evi ne yalan söyleyeyim. Sayfa düzeni, punto felan insana okurken hiç zorluk yaşatmıyor, aksine kolaylık sağlıyor. Bir de ayraç var tabii. Ülkemizde bazı yayınevlerini bu konuda çok başarılı buluyorum. Yabancı Yayınları da bunlardan birisidir. Hem kitapla çok uyumlu hemde dikkat çekici. Hele benim gibi ayraç takıntınız varsa :D
Az bira konuya değinelim ne dersiniz? Abartırsam dur yeter deyin veya gerisini okumayın.Tabii kitabı okumadıysanız...
Gabe ikiz kardeşini bir kaza esnasında kaybeder ve onun yasıyla yaşamaya alışmaya başlar. Ehh artık ne kadar alışabilirse. Ama bir gün Rafa çıkagelir ve her şey çok farklı olmaya başlar. Gabe'in bütün anılarının hepsi -ki büyük ihtimal hepsi- aslında var olmayan bir hayatının ürünüdür. Artık başlarına her ne geldiyse biri gerçekte yaşadığı bütün hayatını hafızasından silmiş ve yerini sahte anılarla doldurmuştur. Rafa'in Gabe bulmasıyla bazı taşlar yerine oturmaya başlayacak ama bu tabii ki hem zaman alacak hem de baya bir karmaşık olaylar yaşamasına sebep olacaktır. Mesela Gabe hem kendinin kim olduğunu bilmiyor, hem de sürekli etrafında her an yeni biri buluyor ve kimseyi hatırlamıyor.
Kitapta herkes her an size hem çekici hem de çok itici gelebilir Yani iki dakika önce kötü diye okuyup gıcık olduğunuz kişi iki dakika sonra gözünüzde farklı şekillenecektir. Ben bunu sürekli yaşadım mesela.Hele ki Malachi. Onu nasıl bir kefeye koyacağımı çok şaşırdım. Az önce pislik dediğim adamı az sonra sevmeye başlamam sanırım bende bir sorun olduğunu gösteriyor. Değil mi :) Ya da yazar işini iyi biliyor.
Ahh yine çok konuştum sanırım. Ama şunu da eklemeden yorumu bitirmeyeyim. Kitabımız seridir ve yazar öyle bir yerde son vermiş ki kitabın sonuna yazılan teşekkür notunu ben hikaye devam ediyor sanaraktan okumaya başladım bir an. Tabii jeton sonradan düştü. Hepsi yazarın ve yayın evinin suçu. Biri yazıp diğeri basmasaydı bende bu hale düşmezdim. :))
Son olarak; okuyun efenim, bu seri kaçmaz :D
Gölgeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gölgeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Şubat 2015 Perşembe
10 Şubat 2015 Salı
Gölgeler, Paula Weston [Kitap Yorumu]

Özetleyecek olursam eğer: Vay vay vay! :))
Refaim serisinin ilk kitabıydı Gölgeler. Kitap ilk çıktığı andan itibaren kitaplığımdaki yerini almıştı fakat elime alıp okumak bugüne nasipmiş. Aradan çıkartayım diye okumaya başladım beş saat dolmadan kitabı okuyup bitirmiştim.
Abartısız. Elimden bırakamadım. Bu romanı soluksuz okuyacaksınız.
Refaim serisi ile kendimi yeni bir altın madeni bulmuş gibi hissediyorum.
Serinin ikinci kitabında sadece olayların devamı değil başlangıcı da yer alacak bence. Ya da umarım ki yer alır diyeyim. Yoksa meraktan çatlayacağım, Gölgeler'in devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.
Duy beni, ey Yabancı! :)) Allah'tan serinin devam kitaplarının arasını çok açmıyorlar da o konuda içim rahat.
*
Gölgeler'in yazarı Paula Weston ile ilk kez bu kitabıyla tanıştım. [Türkiye'de çıkan ilk kitabı zaten] Yazar romanında kurguyu çok iyi kurmuş. Sıkılıp bırakmak isteye bileceğin tek bir an bile yoktu. Hatta aynı zamanda ateşli bir romandı. ;)) Söz konusu olan yarı melekler yani... Heyecandan ateş basıyor. Cinsellik yok. Her yaşa uygun bir roman. Biz analı kızlı okuduk, size de tavsiye ederim.
...Yabancı Yayınları'nın baskısının kaliteli olduğu da herkesçe bilinen bir gerçek. Tek bir yer de bile çeviri hatasına rastlamadım. Ya hiç yoktu ya da kendimi öyle bir kaptırmışım ki fark etmedim. :)) Ama eleştirisiz de olmaz; çıkardıkları fantastik kitaplarda kapak görsellerini bir türlü beğenemiyorum. Gölgeler'in kapağı hoşuma gitmediği için belki de elimde neredeyse bir ay beklettim. Ama ne demişler; önemli olan iç güzellik. :)):)):))
*
...
Bir kere en sinir olduğunuz karakteri bile, ileride sevme durumunuz olabilir. Öyle bir romandı Gölgeler.
Elimizde ne mi var? Bir grup büyüleyici Nefilimler. Zaten büyülemeyeni görmedim. Ama onlar kendilerine Refaim diyorlar. Sebebi ise kitapta. Oku ve öğren canım, her şeyi yazmak olmaz. :))
Refaim'lerin babaları; düşmüş meleklerin -biri hariç- yeri bilinmiyor. Herkes onların dünya üzerinde ki sığındıkları yeri bulma peşinde. Yeri bilinen tek düşmüş melek Nathaniel ise manastır da bir nevi Refaim'lerin patronu olmuş.
Fakat zamanında anlaşmazlıklar çıkmış... Çok yalanlar dönmüş... Aralarından bir kısmı ayrılmış ve artık Nathaniel'ın emir erleri değiller. Bu ayrılan Refaim'ler kötü taraf gibi duruyor. Şimdilik. Aslında olayların bir nevi başlangıcı bu. Fakat biz bu başlangıcı yaratan olayları çözemiyoruz. Henüz. Benim merak ettiğim de bir bu. Bir de; Gaby ile Jude'un kayıp bir yılı.
Kitap Gaby'nin anlatımı ile ilerliyor.
İkizlerden Jude trafik kazası sonucu Gaby'nin gözleri önünde ölmüş. Anne baba yok... Gaby sahil kasabalarından birinde yaşamına devam ediyor. Hayatında ki tek anormallik ise geceleri gördüğü kabuslar. Her gece o kabusta bir çocukla beraber iblislere, zebanilere karşı savaştığını görüyor. Sonra bir gün o çocuk karşısına dikiliyor; Rafa.
Bir de bakmışsın Gaby ve Jude aslında Refaim. Gaby'nin kendisini insan sanması için hafızası ile oynanmış. Ortada bir kaza yok. Fakat ortada Jude da yok. Kimse neler olduğunu bilmiyor. Ve bir sorun daha var Gaby ile Rafa iki ayrı gruptan. Gaby, Nathaniel'a sadıklardan...
Ama işler çok çok karışacak. Kim bilir neler olacak.
Bir merak aldı beni yürüyor içimi kemire kemire. :)):)):))
Serinin ikinci kitabını istiyorum! Size de Gölgeler'i tavsiye ediyorum!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

