Sayfalar

3 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2016 Salı

Cradock Evi Hizmetçinin Kızı, Barbara Mutch [Kitap Yorumu]


1930'lar; tensel farklılıklar, zengin ile fakirin birbiriyle çatışan dünyası, zamanın doğal afetleri; kuraklık ve sel... Güney Afrika'da Beyazların ve Siyahilerin olmak üzere iki ayrı dünya.

Kitabın ana karakteri Ada. Cradock Evi'nde doğup büyüyor ve o ev üzerinden hayatı anlamlandırmaya çalışıyor. Fakat zamanın siyasi ve doğal olayları Cradock Evi'nin kapısını da çaldığında tüm ev halkı gibi Ada'da kendi payına düşeni yaşayacak.

Anlayacağınız konu bakımından dolu dolu bir kitap. Yer yer can acıtıcı, başından sonuna kadar da düşündürücü bir roman.

Yazarın kalemi biraz ağırdı okurken o yönden sıkıntı yaşadım; yavaş ilerledim fakat hep bir merak içerisinde sayfaları çevirmeye devam ettim.

Seveceğiniz bir roman.
Herkese tavsiye ederim.


5 Aralık 2015 Cumartesi

The 100 Eve Dönüş, Kass Morgan [Kitap Yorumu]


The 100 Seri Sıralaması:

1. The 100
2. 21. Gün
    3. Eve Dönüş


Yazar Adı: Kass Morgan
Yayınevi: Go! Kitap
Seri Sıralaması: 3/3
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Konusu: İnsanoğlu Eve Dönüyor
100 ekibi Dünya'ya inişlerinden haftalar sonra nihayet bir düzen kurmayı başarmıştır ama Kolonicileri taşıyan yeni iniş gemilerinin Dünya'ya gelmesiyle birlikte, hassas dengeler yavaş yavaş bozulmaya başlayacaktır.

Dünya'ya acil iniş yapan Koloniciler arasındaki GLASS yeni bir başlangıç umuduyla geldiği bu gezegende, hayallerindekinden çok farklı gerçeklerle karşı karşıya kalacaktır. Yaralı Koloniciler için canla başla çalışan CLARKE'ın aklında tek bir şey vardır: Dünya'da bir yerde yaşama ihtimali olan anne ve babasını bulmak. Wells, Yardımcı Şansölye ve muhafızlarının gelişiyle sarsılan otoritesini korumaya çalışırken Bellamy geride bıraktığını sandığı suçuyla yüzleşmekle kaçıp gitmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. 100 ekibi ya Dünya'da buldukları özgürlükleri için mücadele edecek ya da sahip oldukları her şeyi ve sevdikleri herkesi kaybedecektir.

Üzücü anıların yerine mutlu anıları koyamazdınız. Kalp acısı böyle bir şeydi. Hiç bir zaman silemezdiniz. Hep beraberinizde taşırdınız.

Bu seriye önce dizisini izleyerek başladım. Dizinin üçüncü sezonuna (21 Ocak) az kalmışken serinin üçüncü kitabını da elime alayım dedim. :) Aslında dizi ile kitap arasında da baya bir farklılıklar var. Fakat özlemişim... Clarke'ı, Bellamy'i... O Dünya'yı. İkinci kitabı aklımda bir çok soru işareti ile bitirmiştim. Eve Dönüş'ü okurken aklımda ki soruların hepsine de bir cevap edinmiş oldum. Ayrıca serinin en beğendiğim kitabı da bu oldu.

Sizi sıkmayacak bir kurgusu var. Yazarın kalemi de hafif. Bir günde okuyabilirsiniz. Üstelik her yaşa uygun. Aslında daha çok gençlere yönelik bir seri fakat kafa dağıtmaya birebir, hafif bir kitap. Çerezlik dediklerimizden hani. :)

Eve Dönüş'de ilk iki kitap gibi 4 karakterin ağzından anlatılıyor. Wells, Bellamy, Clarke ve Glass. Glass dizi de yok bir kere onu belirteyim. :) Kitapta ise uzaydaki kısımlar daha çok onun üzerinde dönüyor fakat bu son kitapta, en sonunda dördü de Dünya üzerinde yan yana geliyor. Tabi bazı olaylar yüzünden yine birbirlerinden kopuyorlar... Nalet olası Rhodes diyorum ve spoi vermeden susuyorum. :) Dizi de Rhodes'ı tam da sevmeye başlamışken tekrardan ondan nefret etmek biraz canımı acıttı. Hahahayt... Kitapları seviyorum. 

Her neyse... Bu kitapta şaşıracağınız bir çok yer olacak. Hatta üzülüp neredeyse ağlayacağınız. (Yoksa ben mi çok sulu gözlüyüm) :)

Kurgusu çok iyi bir roman.

Fantastik severlere, kafasını dağıtmak isteyenlere bu seriyi öneririm.  Üstelik fiyatları da uygun olan bir yayınevi: Go Kitap.





11 Ekim 2015 Pazar

Elveda, Ceyhan Han Ataç [Kitap Yorumu]


►Spoi İçerir◄

Elveda kitabının ne konusu ne de yazarı hakkında bir fikrim vardı. İsmi ilgimi çekmişti, arka kapak yazısını okumuştum.
Hüzünlü romanları severim... Hayata her gün gülümseyerek bakmıyorsun sonuçta.
Aldım elime okumaya başladım. Benim için şiir gibiydi yazılanlar. Yazarın kalemi hafif, kitapta ince zaten fakat öyle cümleler var ki insanın kalbinin tam orta yerinden vuran. Etkileyiciydi.

Elveda'da her bölüm, karakterin hayatından bir kesit. Çocukluğu, lise yılları, aşkları ve hayal kırıklıkları. Hatta ölümü...

Ölümünü intikam almak için kullanan, Altay'ın hikayesiydi bu roman.
Altay'ın Turgutreis'de mutlu bir çocukluğu olsa da ailesinin işi sebebiyle Ankara'ya taşınıyorlar. Orada aile yapısı bozuluyor. Annesi babasını aldatıyor. Babası alkolik oluyor. Aşk hayatında umduğunu bulamıyor. Anlayacağınız hep bir hayal kırılığı hep bir hüzün. Tüm bunların üstüne bir de hasta olduğunu ve öleceğini öğreniyor. Ölümünü de intikam olarak kullanmaya karar veriyor. Üç mektup yazıyor; annesine, babasına ve sevdiği kıza.

Aslında Altay'ın bu davranışı, intikamı seçmesi ne kadar doğru bir şey olduğu tartışılır. Fakat yazar toz pembeyi seçip, ailesiyle barıştırıp ağlak bir son yazmamasını beğendim. Hatta çocuk bir de iyileşseydi falan klasik son der geçerdim. Ama böylesi... İnsan böyle bir son karşından kayıtsız kalamıyor. Karakterin acısı, kendi acımmış gibi.

''Anne, baba ve sevgili olmak ile anne, baba ve sevgili olabilmek aynı şey değildir.''

Birazcık da olsa farklı hikayeler arayanlar, düşündüğünün aksine sonlarla karşılaşmak isteyenler Elveda kitabı okusun derim.




19 Mayıs 2015 Salı

Beyaza Tutsak, Ecem Altınok [Kitap Yorumu]



Yine gencecik birinin kaleminden, onun ilk kitabını okudum. Beyaza Tutsak: Beni etkileyen ilk şey kitabın ismi olmuştu.

Ecem'in sıkılmadan okuyacağınız, akıcı bir dili vardı. Sanki biraz şiirseldi ya da cümlelerin yoğunluğundan dolayı bana öyle geldi. Kitapta ki duygusallığı neredeyse elle tutulur bir biçimde hissetmek mümkündü. Fakat kitapta beğenmediğim bir yönde vardı: Kurgu dolayısıyla, biraz uyuşturucuya özendirme vardı sanki. Özendirme demeyeyim de, tam belirgin olmasa da doğru olmayan yönü vardı. Kız, uyuşturucu satıcısına aşık oluyor. Bir kadın, bu tür bir erkeğe gerçekten aşık olur mu? Ya da nasıl bir kadın bu tür bir erkeğe aşık olur? En sonunda doğru yolu bulmuş ya da onun arayışına girmiş fark etmez. En baştan nasıl bu yola girer?... Emin değilim. 

Her neyse... Doğru veya yanlış ilk kitap için Ecem'in kalemini oldukça başarılı buldum. Yazmaya devam ettikçe de çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Yolu açık olsun inşallah. =) 

Beyaza Tutsak, Hazan ile Aral'ın hikayesiydi. Kitap Hazan'ın ağzından anlatılıyordu. Onun hikayesi, onun yaşadıkları ve yine onun hisleri. Hazan için söyleyebileceğim ilk şey ise onun fedakarlığının haddi hesabı olmadığı. 

''Karanlık oyunları, karanlık duygular, karanlık anlaşmalar, Beyaza Tutsak üç kişi...'' 

Konusuna da değinmeden olmaz; Hazan trafik kazasında anne babasını kaybettikten sonra yetimhanede büyümüş. Geride kalan tek kardeşi Hakan ise onun değer verdiği yegane şeydir. Ancak Hakan uyuşturucuya alışmıştır. Yoksunluk çırpınışları Hazan'a tehlikeli kapıları, özellikle de Cehennem'de tanıdığı Aral'a giden kapıyı açacaktır. 
Aral kayıtsız kalamayacağı Hazan için kendi işini baltalasa da gücünü en önemlisi de yüreğini Hazan'a serecek. 

Pembe roman tadında bir son mu bekliyor bizi dersiniz? Eh, öğrenmek için Beyaza Tutsak'ı elinize alıp okumanız gerekecek.


11 Nisan 2015 Cumartesi

Bırakma Ellerimi, Ayşegül Çiçekoğlu [Kitap Yorumu]



Bir kitabın daha son satırlarını okuyup kitaplığımda ki yerine kaldırdım. 

Bırakma Ellerimi kelimenin tam manasıyla bir aşk romanıydı. Kitabı okurken aklınıza pembeler, güller, kırmızılar, şiirler getirecek kadar yoğun bir aşk hikayesiydi hemde...

O aşkın içinde koskocaman bir sevgi ve o sevginin içerisinde ise huzur, mutluluk, güven vardı.

Aşk kitabı tutkunları bu romana bayılacaklar. Bende tek bir satırını atlamadan okuyup bitirdim ama çok fazla aşk romanı okuyan biri değilim; bu kadar yoğun bir aşkın anlatıldığı romanlar beni biraz     boğuyor. Bu konularda soğuk bir yapım var sanırım.

Kitapta kimi yerler defalarca tekrarlanmış gibiydi fakat yine de akıcıydı diyebilirim. Kitap kendini okutuyor çünkü yazar duyguları okuyucusuna hissettire bilmiş. 

Konuya gelirsek: Kitap Toprak'ın sırf boğulduğunu hissettiği için Elif'ten ayrılmak istemesiyle başlıyor. Bir an da boşanma davası açıyor bir de dava Elif'in doğum günün de görülüyor. Ve bu çiftimiz on yıldır tanışıyorlar. Önce dost sonra sevgili ardından da iki yıldır evlilerdi. 
Terk edilmenin üzerine Elif yaşadığı şehri ardında bırakıyor. [Zaten erkek boşanır hayatına devam eder. Kadın boşanır her şeye baştan başlar... Lanet olasıca hayat...] İstanbul'a taşınıyor ve orada başka birini tanıyor. =))

Kader...

Ya da hayat...

Onun adı da Toprak. [Sanırım ben daha o an da küfrü basardım.]

Elif başlarda iki Toprak arasında gelgitler yaşıyor. Eski eşi piyasaya başka bir erkek çıkınca karısını geri istiyor. Tabi o zamana dek de gününü gün etmiş... Iyk ya nefretlik tam. Zaten acı biter geriye kırgınlık kalır. Nitekim öyle de oluyor. 

Torak Üstüner onun geleceği, kalbi ve aşkı... 

Aynı isim farklı bir adam. Güzel bir gelecek, yeni bir gelinlik... Bitmeyen bir aşk, sahip olunacak çocuklar veee

Mutlu son ^_^





23 Şubat 2015 Pazartesi

Tesadüfler, Melis Özün Uslu & Yusuf Özoğul [Kitap Yorumu]


Bilinmeyenler Serisinin ilk kitabıydı Tesadüfler. Benim de elime tesadüfen geçen bir kitap oldu diyebilirim. Aklımda okumak yoktu çünkü gene bir Türk yazardan bilindik bir aşk romanı sanıyordum. Hatta bunu düşünerek başladım kitaba. Kitap fantastik çıktı yahu! Fantastik!  Çok şaşırdım, çok sevindim. Yani şunu bilin ki Türk bir yazardan da (aslında bu kitapta iki yazardan oluyor) fantastik kurgu çıkabiliyormuş.


Başarılı bir romandı Tesadüfler. Akıcıydı. Ben elimden bırakmadan o gün içerisinde okuyup bitirdim.

Yazarlar kitapta aşka olduğu kadar dostluğa da değinmiş ve oldukça da önem vermişler.

Heyecanlar, ihanetler, gerçekler ve yalanlar ve tesadüfler... Güzel bir kitaptı. Seri ilerledikçe ve yazarlar yazdıkça daha da başarılı olabileceklerine inanıyorum. Belki çok çok iyi değildi; yabancı yazarlardan alıştığımız tarzlara benzemiyordu fakat kitabın belli bir çizgisi vardı. Benim yaşıma pek uygun bir kitap değildi; Tesadüfler gençlik serisinin başlangıcıydı. Ergenler için fakat ben sıkılmadım okurken. Yazar(lar)ı da bu türde yazmaya sadece cesaret ettiği için bile takdir ettim.

Kitap dönüşümlü olarak iki kişinin ağzından anlatılıyor; Alexander ve Christina. İkisi de özel güçlere sahip olduklarını keşfediyorlar. Fakat iki sevgili yerine çok iyi iki dostlar. :)) Özel güçleri olan ise dört genç var. Fakat bu asıl iki karakterin aşık oldukları kişiler özel değiller. Normal insanlar. Bizim gibi. :)) Çoğu zaman ben insanlara normal de demem ama olsun. :)):)):))

Bu özel güçleri olan dört genç; konuşan bir kitabın birer anahtarı. Kitap ise Merlin ile Su Perisinin eseri... Kitap, çocukların içindeki yetenekleri ortaya çıkaracak bir tür kapı görevi görüyor. Fakat eski grup beş kişiymiş ve en güçlüleri kendi grubunun üyesini seçtiğinde o, kötülerin tarafına geçmiş. Bu yüzden de en güçlünün gücü; Alex ile Cristy arasında paylaştırılmış.

Çocuklar güçlerini ortaya çıkarmayı başarıyorlar. Fakat o güçleri kullanmayı öğrendikçe tehlikeye de adım adım yaklaşıyorlar. Kitabı ele geçirmek isteyen bir grup ile kelimenin tam manasıyla savaştılar! Eee bu savaşta sonun başlangıcı oluyor bir yer de. :))

Devamın da mı? İkinci kitapta.

Okumak mı? Okuyun.



•ALINTILAR•











3 Şubat 2015 Salı

Yeni Bir Başlangıç, Kim Karr [Kitap Yorumu]








Kitap Adı             : Yeni Bir Başlangıç

Özgün Adı           : Connected
Yayınevi              : Yabancı Yayınları
Yazar                   : Kim Karr
Seri Sıralaması   : #1 [6 kitaplık seri]
Goodreads Puanı: 4.16







Kapağından da anlaşılacağı üzere Yeni Bir Başlangıç, cinsellikte içeren bir aşk romanı. Fakat bir o kadar da dram romanıydı.

Kitap, babası sahne performansları merkezinin genel müdürü olan Dahlia ile Wilde Ones'in solisti River'ın aşkını anlatıyor. Rockcılarla aşk bir başka güzel. Romantik rockcılarla... Eh, büyü gibi. :)):)):))
Kitap yazarın her bölüm için dinlememizi tavsiye ettiği şarkı listesi ile başlyor. Bu kitapta müziğe doyuyorsun yani. :)) Müzik dinleyerek okuyamıyorsanız bile sonradan listeye göz atmanızı tavsiye ederim, çok güzel parçalar var.

Aşk ve müzik dolu bir roman. Kurgusu ise şaşırtıcıydı.

Dahlia genç yaşta ailesini kaybetmiştir ve beş yaşından beri onun yanında olan Ben'in ruh eşi olduğunu düşünmektedir. Fakat bir gece bar da River ile tanıştıklarında aralarında ki çekim çok kuvvetlidir. Bunu her ikisi de hisseder. Dalia bir nevi kaçar gibi çıkıp gider. Onun bu kaçışının River'ın hayatında büyük bir yankısı olur. Dahlia onun ilham kaynağı olmuştur. Fakat aynı zamanda da River onu aramak uğruna bir nevi birinin ölümüne de sebep olur...

Aradan beş yıl geçer...

Dahlia Ben'le nişanlanmıştır. Fakat -sıkı durun- Ben gözlerinin önünde öldürülür. On beş ay boyunca Dahlia'nın toparlanmaya çalışmasını okuyoruz. Onu kendine getiren ise onca seneden sonra tekrar karşılaşmalarıyla River oluyor tabi ki de. :))

Dallas gibi kitap mübarek. :)):)):))

Kısacası; Dahlia'nın River'a beş sene önce aşık olması sadece bir dakikasını almıştı. Onu tekrardan gördükten sonra arzulaması ise iki dakikasını alıyor. Ona karşı bir şeyler hissettiğini anlaması ise bir günden biraz fazla sürüyor.

Ve sonra ne mi oluyor?

Ben'in ölümü bir tezgahmış.

Asdfghjk... Daha bir çok yorumsuz olay için kitabı okumalısınız. Benim ağzım açık kaldı. Ama ne diyoruz; Forever River!!!

:)):)):))









3 Aralık 2014 Çarşamba

Yüreğe Söz Geçmiyor / Julia Quinn [Kitap Yorumu]

Ve Bridgerton serisine tam bir hayal kırıklığı ile başlamış bulunuyorum.

Ben Julia Quinn'den ilk başta bu serinin dışında olan bir kitap okudum. Çokta beğenmiştim. Bana özellikle bu seriyi tavsiye ettiler. Fakat 'Yüreğe Söz Geçmiyor' kitabı benim için hayal kırıklığı oldu. 

Yazarın kalemi basitti bence. Ve o kadar gereksiz yere diyaloglar vardı ki; çok boş buldum. Sanırım karakterleri de sevemedim. Eh bununda kitabı beğenmemde etkisi büyüktü.

Ben seriyi toplu halde aldım o yüzde devam etmeyi düşünüyorum, umarım serinin diğer kitapları hayal kırıklığına uğratmaz.

Konusu ise, Bridgeron kardeşlerden en büyük kız çocuğu olan Daphne ise çapkın Simon'un aşk hikayesi... Simon'un geçmişinden gününe taşıdığı sır ile az da olsa akıcı bir hal alıyor :))

Okuyup okumamak size kalmış açıkçası... 



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...